MUSAB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MUSAB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUSAB: Kendine bir şey isabet eden. Hasta. Musibetzede. Musibete uğrayan.

Sponsorlu Bağlantılar

MUSAB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MUSABİYET: Bir hastalığa tutulma. Bir musibete giriftar olma. Devamını Oku

  • MUSİBET-ZEDE: Belâya uğrayan. Hastalık veya başka musibete uğrayan.(İmanla insanın kalbinde öyle bir kuvve-i mâneviye husule gelir ki, insan o kuvvet ile her musibete, her hâdiseye karşı mukavemet edebilir! İ.İ.) Devamını Oku

  • HİSSE-İ MÜFREZE: Fık: Bir toprağın taksiminde vârislerden her birisinin hissesine isabet eden yer. Devamını Oku

  • TEYKAN: Çok sıçrayan kişi. Çok sıçrayan kimse. Devamını Oku

  • BERHİZ: f. Atılan, kalkan, sıçrayan. Zorbalık eden. Devamını Oku

  • CEHAN: f. Cihân, dünya, küre-i arz, arz. * Sıçrayan, fırlayan, acele ve çabuk hareket eden. Devamını Oku

  • MÜNHEZİM: Hezimete uğramış, bozguna uğrayan, inhizam eden. * Bozgun. Devamını Oku

  • MUİLL: Hasta eden. Devamını Oku

  • İMRAZ: İllet sahibi olmak. Hasta etmek. Bir kimseyi hasta bulmak. Devamını Oku

  • ALÎL: Hasta. İlletli.(Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi; ittiba-ı Kur’andır. M.) Devamını Oku

  • FER': Şube, kol. İkinci derecede olan. Dal budak. * Bir aslın neticesi. * Bir cemaatın şerefli ve daha meşhuru. * Kazancı olan mukayyed mal. Hâzır ve muhâfaza altında olan. * Yükseğe çıkmak ve iki nizalı olanın arasına girip ıslah etmek. * Asıl mes’eleden kollara ayrılmış olan mesele. (L.R.) * İki okçu tarafından atılan oklardan, bir Devamını Oku

  • MÜTEMÂRIZÎN: (Mütemârız. C.) Hasta gibi görünenler, yalandan hasta olanlar. Devamını Oku

  • MÜTEMÂRIZ: Kendini hasta gösteren, yalandan hasta olan. Devamını Oku

  • MÜTEMERRİD: İnatçı, ısrar eden, dik kafalılık eden. Kibirlilik eden.(Dine muhalif felsefeden tam ders alan, bir firavun olur. Fakat en hasis şeye ibadet eden ve menfaat gördüğü her şeyi kendine rab telâkki eden bir firavun-u zelildir. Hem mütemerriddir. Fakat bir lezzeti için nihayet zilleti kabul eden miskin bir mütemerriddir. Hasis bir menfaat için şeytanın ayağını öper Devamını Oku

  • SABİR(E): Tahammül eden, sabreden, bekleyen. Zorluğa karşı göğüs geren, hâlinden şikâyet etmeyip acı ve sızıya katlanan. Belâ ve musibete karşı şikâyet etmeyip Allah’a (C.C.) şükreden. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar