MÜRUR-U ZAMAN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MÜRUR-U ZAMAN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜRUR-U ZAMAN: Zamanın geçmesi. * Bir iş ve dâva hakkındaki belli bir zamanın geçmesiyle o iş ve dâvanın hükümden düşmesi.

MÜRUR-U ZAMAN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İLCAAT-I ZAMAN: Zamanın zorlamaları ve mecburiyetleri. Yaşanılan zaman içinde meydana gelmiş bazı sebeplerin neticesi olarak karşılanan mecburiyetler. Devamını Oku

  • TAYY-I ZAMAN: Zamanı ortadan kaldırmak. Çok uzun bir zamanı pek kısa olarak görmek ve yaşamak. Meselâ: Kur’an-ı Kerimde beyan edilen “Ashab-ı Kehf” mağarada 309 sene kaldıkları halde, kendileri yarım gün veya bir gün kadar kaldıklarını söylemişlerdir. (Bak: Bast-ı zaman) Devamını Oku

  • BİD’AT-ÜZ ZAMAN: Zamanın bid’ası. Yeni çıkan harikulâde şey. Zamanın acib ve garibi. Devamını Oku

  • ZARF-I ZAMAN: Gr: Zaman gösteren kelime. (“Erken, geç” gibi) Devamını Oku

  • SEYL-İ HURUŞÂN-I ZAMAN: Zamanın gürültü ve coşkunluklarının seli. Devamını Oku

  • SÂHİB-ÜZ ZAMAN: Zamânın sahibi. Zamânında İnd-i İlâhide en makbul insan. Müceddid. *Mehdi-i zaman. Devamını Oku

  • SÂHİB-ÜZ ZAMAN: Zamânın sahibi. Zamânında İnd-i İlâhide en makbul insan. Müceddid. *Mehdi-i zaman. Devamını Oku

  • KUTB-UZ ZAMAN: Zamanın en ileri gelen ve en büyük ârif ve mürşidi. (Bak: Aktâb) Devamını Oku

  • İBN-ÜZ ZAMAN: Zamanın çocuğu. Devrin adamı. Devamını Oku

  • KIYAS: Benzetmek, karşılaştırmak, mukâyese. İki şeyi birbiri ile karşılaştırmak. Benzeterek hüküm ve muhâkeme etmek. * Man: Doğru kabul edilen iki hükümden bir üçüncü hükmü çıkarmak. * Fık: İki belli şeyden birinin mahsus olan hükmünü, yâni, bu hükmün mislini, aralarındaki müttehid illetten dolayı, diğerinde de ictihad ile izhâr etmektir. Devamını Oku

  • FÎ-ZAMANİNA: Devrimizde. Zamanımızda. Devamını Oku

  • BAST-I ZAMAN: Az zamanda çok uzun bir zaman yaşamış olmak.(Bu hakikata işareten Leyle-i Kadir gibi bir tek gece seksen küsur seneden ibaret olan bin ay hükmünde olduğunu nass-ı Kur’ân gösteriyor. Hem bu hakikata işaret eden ehl-i velâyet ve hakikat beyninde bir düstur-u muhakkak olan “bast-ı zaman” sırrı ile çok seneler hükmünde olan birkaç dakikalık zaman-ı Devamını Oku

  • KIYAM: Ayakta durmak. Ayağa kalkmak. * Ayaklanmak. İsyan. * Ölümden so a tekrar dirilmek. * Bir işe başlamak, devam etmek. * Satılan bir mal hakkında müşteri ile anlaşıp kararlaşma. * Canlanmak. * Kıyâmet günü (mânâsına da gelir). * Namazın iftitah tekbiriyle rüku arasındaki ayakta durma kısmı. Devamını Oku

  • ZAMAN: (Bak: Zeman) Devamını Oku

  • AN-KARİB-İZ-ZAMAN: Yakın vakitten. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar