MÜNTEMİ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MÜNTEMİ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜNTEMİ: (İntimâ. dan) İlgisi ve ilişiği olan. Yakınlık peydâ eden. * Birinin adamı olan.

Sponsorlu Bağlantılar

MÜNTEMİ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜNTEMİS: Gizlenen, saklanan. Gizli. Devamını Oku

  • MÜTEHADDİS(E): (Hudus. dan) Meydana gelen, peydâ olan, meydana çıkan. Devamını Oku

  • MUCİB: (Mucibe) İcâb eden, lâzım gelen. * Bir şeyin peydâ olmasına vesile ve sebep olan. Gereken. Gerektiren, lâzım gelen. Devamını Oku

  • MÜNA: (Minâ) Arzular. * Birinin yerine kaim-i makam olmak, birinin yerine geçmek. * Suya giden yol. * Mekke-i Mükerreme’de hacıların kurban bayramında kurban kestikleri ve şeytan taşladıkları mukaddes yer. Devamını Oku

  • MÜNHADİ': (Had’. dan) Birinin hilesine aldanmış olan. * Bir kimsenin hile $ve tuzağına düşme. Devamını Oku

  • MÜSELLİM: (Selm. den) Teslim eden, veren. * Tar: Eyalet valileriyle sancak mutasarrıflarının uhdelerinde bulunan yerlerin idaresine memuR edilen kimseler. Vali ve mutasarrıflardan uhdesine tevcih olunan iki yerden mühim olanında kendisi oturur, diğerini gönderdiği adam idare ederdi. Yine bunlar tarafından bir kazanın varidatını tahsil için gönderilen memurlara da “mütesellim” denilirdi. Devamını Oku

  • MUVANİS: (Üns. den) İnsana alışık, insandan kaçmayan. * Ünsiyet peydâ eden, birbirine alışıp birlikte yaşıyan. Devamını Oku

  • MÜEDDÎ: Eda eden. Te’diye eden. Ödeyen. * Sebep olan. Meydana gelmesine vesile olan. Devamını Oku

  • FÂSIK: (Fısk. dan) Günahkâr. Hak yolundan hâriç olan. Allah’ın emirlerine karşı zıt hareket eden. Büyük günahı işleyen veya küçük günahta ısrar eden kimse.(Ey bedbaht fâsık adam! Fâsıkların kesretine bakıp aldanma ve “ekseriyetin efkârı benimle beraberdir” deme! Çünki fâsık adam, fıskı istiyerek ve bizzat taleb edip girmemiş; belki içine düşmüş çıkamıyor… Hiç bir fâsık yoktur ki, Devamını Oku

  • MÜSENNA: Kat kat olan. * İkili. İki bölümden meydana gelmiş olan. İki kat olan, iki noktalı olan, iki defa nâzil olan Sure-i Fâtiha. Gr: İki şahsa veya iki şeye delâlet eden kelime. (Bak: Seb’ul-mesâni) Devamını Oku

  • MÜSELSEL: (Silsile. den) Teselsül eden, birbirine bağlı olan, bir sırada devam eden. Zincir halkaları gibi bir sırada olan. * Edb: Bütün mısraları kafiyeli manzume. Devamını Oku

  • ADAM: İnsan. * Erkek kişi. * Birinin tarafını tutan kimse. * İyi ve terbiyeli yetişmiş insan. Devamını Oku

  • CANİŞİN: Birinin yerine geçen, birinin yerine vekâlet eden. Vekil. Devamını Oku

  • MÜTEMEKKİN: (Mekân. dan) Yerleşen, Mekânlanan, temekkün eden. İkamet eden, sâkin olan. * Gr: Üç harekeyi de kabul eden kelime. Devamını Oku

  • YA’LUL: (C.: Yeâlil) Beyaz bulut. * Su üzerinde peydâ olan kabarcık. * Çift hörgüçlü deve. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar