MÜ’MİN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MÜ’MİN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜ'MİN: Allah'a ve emirlerine, kanunlarına iman eden. İnanan. Allah'a, âhirete, kitablarına, meleklerine, peygamberlerine ve kadere iman edip itaat eden kimse. * Emniyete kavuşan. * Korkulardan emniyet veren (Allah C.C.) (Bak: İman, Kâfir)

MÜ’MİN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜNESSİM: Hayat veren, ruh veren. Allah. * Lâyık olana maaş bağlıyan kimse. * Köle âzâd eden. Devamını Oku

  • MÜSEBBİH: Allah’ı tesbih edip anan, Allah’ı noksan sıfatlarından tenzih eden ve zikreden, Sübhanallah diye Allah’ı tesbih eden. Devamını Oku

  • MÜN’İM-İ HAKİKÎ: Bütün nimetleri yaratan ve veren Allah (C.C.) Devamını Oku

  • MİLLET-İ MERHUME: Müslümanlar, İslâm Milleti. (Allah’a ve onları ebedi saadete sevkeden emirlerine itaat ettiklerinden, kendileri rahmete mazhar olmuşlardır.) Devamını Oku

  • TERBİYE: Allah’ın emirlerine itaat ederek ruhen ve cismen yükselmeye ve yükseltmeye çalışmak. Kemale ermeğe, nizam ve emirleri dinlemeğe çalışmak. Allah rızası yolunda gitmeyi öğrenmek. Devamını Oku

  • TERBİYE: Allah’ın emirlerine itaat ederek ruhen ve cismen yükselmeye ve yükseltmeye çalışmak. Kemale ermeğe, nizam ve emirleri dinlemeğe çalışmak. Allah rızası yolunda gitmeyi öğrenmek. Devamını Oku

  • EL-MÜHEYMİN: Her şeye dikkat edip koruyan ve emin eden (Allah C.C.) Devamını Oku

  • EL-MÜHEYMİN: Her şeye dikkat edip koruyan ve emin eden (Allah C.C.) Devamını Oku

  • MÜ’TEMİN: Güvenen, inanan, itimad eden, emniyet eden. Devamını Oku

  • AŞERE-İ MÜBEŞŞERE: Hz. Peygamber’in (A.S.M.) kendilerine Cennetlik olduklarını müjdelediği sahabelerdir. Bu kişiler Allah’ın emirlerine bağlılıkta ve din hizmetindeki fedailikte Allah’ın rızasını tam kazanmışlardır. Bu zatlar şunlardır: Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Abdurrahman bin Avf, Hz. Ubeyde bin Cerrah, Hz. Said, Hz. Sa’d bin Ebi Vakkas, Hz. Talha, Hz. Zübeyr İbn-ül Devamını Oku

  • MÜKEVVİN: Yaratan, yapan (Allah C.C.). Tekvin eden. (Bak: Tekvin) Devamını Oku

  • ASHÂB-I YEMİN: Ahid ve yeminlerinde sebât edenler. Kendi kazançlarından ziyâde Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve ikrâmına kavuşacakları ümid edilenler. Allah’a itâatleri ve amelleri iyi olup ahirette amel defterleri sağ taraftan verilecek olanlar. Sağcılar. Mukaddesatçılar. Kur’an ve İmân yolunda Allah (C.C.) için çalışanlar ve bunlara taraftar olanlar. Sağlam ve helâl dâiresinde çalışan kimseler. Cennetlik olanlar. Devamını Oku

  • FÂSIK: (Fısk. dan) Günahkâr. Hak yolundan hâriç olan. Allah’ın emirlerine karşı zıt hareket eden. Büyük günahı işleyen veya küçük günahta ısrar eden kimse.(Ey bedbaht fâsık adam! Fâsıkların kesretine bakıp aldanma ve “ekseriyetin efkârı benimle beraberdir” deme! Çünki fâsık adam, fıskı istiyerek ve bizzat taleb edip girmemiş; belki içine düşmüş çıkamıyor… Hiç bir fâsık yoktur ki, Devamını Oku

  • ASAYİŞ: f. Emniyet, güvenlik, korku ve endişeden uzak hâl. Kanun, nizam hakimiyeti. İnsan cemiyetlerinde iktidar, hâkimiyet, bir zümrenin, bir sınıfın elinde olmaktan kurtulamamasından ve bir kısım insanlarca yapılan, istedikleri zaman değiştirilen kanunlara diğer insanların saygısı temin edilemediğinden asayişin sağlanması gittikçe güçleşmektedir. Çağımızda maddeci düşünce ile yetişen insanlar ancak baskı tedbirleriyle itaat altına alınmağa çalışılıyor. Böylece Devamını Oku

  • YEMİN: Sözü Allah’ı (C.C.) zikrederek kuvvetlendirmek. Kasem. * El tutuşarak, Allah’a bağlılıklarını bildirerek, Allah’a ve birbirlerine söz vererek ahitleşmek. * Mübarek. * Sağ taraf, sağ el. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar