MÜLEMMAAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MÜLEMMAAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜLEMMAAT: (Mülemma'. C.) Bir kısmı Türkçe, bir kısmı Farsça veya Arapça söylenmiş olan manzumeler.

MÜLEMMAAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜLEMMA’: (Lem’. den) Parlak. Revnekdar. * Bulaşmış, sıvanmış. * Karışık dilde söylenmiş manzume. * Renk renk olan. Devamını Oku

  • MÜLEMMA’: (Lem’. den) Parlak. Revnekdar. * Bulaşmış, sıvanmış. * Karışık dilde söylenmiş manzume. * Renk renk olan. Devamını Oku

  • DERİ: f. Farsçanın sahihi, fasih olanı. (Kapı demek olan “der” ismi Farsça olduğu halde Arapça sayılarak müennesi “deriyye” yapılmıştır.) * Havası hoş ve lâtif. Yeşilliği bol olan dağ eteği. Devamını Oku

  • GÜFTE: Her hangi bir makama göre bestelenen manzume. * Farsça “söylemek” demek olan “güften” mastarından gelen bu tabirin mânası, söylenmiş söz demektir. Devamını Oku

  • MASDAR-I CA’LÎ: (Mec’ul) yapma olan masdar. Arapçada, bazı isim ve sıfatların sonlarına (-iyyet) ilâve edilerek yapılır. Meselâ: İnsan: İnsaniyyet, Şâir: Şâiriyyet. Câhil: Câhiliyyet. Merbut: Merbutiyyet gibi.Arapça veya Farsça kelimenin sonuna (-îden) eki getirilerek yapılır. Meselâ: Cenk. den, Cengîden: Cenk etmek. Fehm. den, Fehmîden: Anlamak.Taleb. den, Talebîden: istemek. Devamını Oku

  • ORDU (URDU) DİLİ: Pakistan’da Müslümanların konuştukları Arapça, Türkçe, Farsça ve Hintçeden müteşekkil olan dil. Devamını Oku

  • ARABİYYET: Arapça ile ilgili olan (İlim, fikir veya kitap). Arap edebiyatı. Devamını Oku

  • MÜŞARÜN-İLEYH: Kendine işaret edilen. İsmi evvelce söylenmiş olan. Devamını Oku

  • ELSİNE-İ SELÂSE: Üç lisan. Türkçe, Arapça ve Farsça. Devamını Oku

  • MÜLEMMA’-KÂR: f. Riyakâr, mürâi. Devamını Oku

  • MELFUZ: (Lâfız. dan) Telâffuz olunmuş, okunmuş olan. Söylenmiş. * Ağızdan çıkan söz, hece, kelime veya harf. Devamını Oku

  • ESMA-İ ZÜRUF: Gr: Zarf olan isimler. Bir şeyin bir zamanda veya mekânda veya diğer bir şey ile beraber veya ondan evvel veya so a vuku’ bulduğunu ifade eden kelimelerdir. Bunlar Arapçada (maa, kabl, ba’d, ind) gibi kelimelerdir. Devamını Oku

  • FARİSÎ: Acemce, Farsça. İran’la alâkalı ve ona müteallik. İran dili veya halkı ile alâkalı olan. Devamını Oku

  • FARİSÎ: Acemce, Farsça. İran’la alâkalı ve ona müteallik. İran dili veya halkı ile alâkalı olan. Devamını Oku

  • TEBELBÜL: Lisanların muhtelif ve muhtelit olması. Bazısı Arapça, bazısı Farsça ve Türkçe olmak gibi. * Karışıklık. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar