MUKAYEFE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MUKAYEFE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUKAYEFE: Firâset etmek. * Bir kimsenin ardınca gitmek.

MUKAYEFE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İSTİDBAR: (İdbar. dan) Yüz çevirmek. Arka dönmek. * Geri geri gitmek. * Bir kimsenin peşinden gitmek. Devamını Oku

  • TEDBİB: Yumuşak etmek. * Sür’atle gitmek, hızla gitmek. Devamını Oku

  • KAZR: Bir kimsenin peşinden gitmek. Devamını Oku

  • KAVF: Bir kimsenin peşinden gitmek. * Ense saçı. Devamını Oku

  • TA’KİB: Gözlemek. * Yolunda gitmek. * Peşinden yürümek. * Suçlunun suçunu araştırmak. * Bir kimsenin aynı senede yine gazaya gitmesi. * Bir şeyi ciddiyetle istemek. Devamını Oku

  • KADH: Zemmetme, çekiştirme. Bir kimsenin ayıb ve kusurlarını söyleyerek gıybet etme. * Men’etmek, engel olmak. * Çakmak taşını çakmak. * Bir kimsenin işine halel vermek. Devamını Oku

  • NIZV: (C.: Nuzuv, Enzâ’) Gitmek. * Sebkat etmek. * Kesmek, kat’etmek. * Çekip çıkarmak. * Bırakmak. * Zayıf deve. * Eski elbise. Devamını Oku

  • KEND: Kesmek, kat’etmek. * Bir kimsenin nimetini ve iyiliğini bilmeyip inkâr etmek. Devamını Oku

  • VASF: Sıfat. Bir kimsenin veya şeyin taşıdığı hâl. Bir kimsenin veya şeyin durumunu anlatarak tarif etmek. Devamını Oku

  • ASEF: (Asf) Büyük kadeh. * Bir şeyi almak. * Yoldan çıkmak. Zulüm eylemek. Körü körüne gitmek. * Birisini istihdâm eylemek. Irgatlık etmek, tarlada işçilik etmek. * Ölüm. (Kamus’tan alınmıştır.) Devamını Oku

  • HIZANE: Bir şeyi bir şeye ilâve etmek. * Fık: Hak ve salâhiyeti haiz olan kimsenin belirli müddet zarfında çocuğunu besleyip büyütmek ve terbiye etmek üzere yanında bulundurması. * Bir şeyi kucağına almak. Devamını Oku

  • SİRA’: Hızla gitmek, acele etmek. Devamını Oku

  • MA’L: Evmek, acele etmek, tez tez gitmek. * Alıp kaçmak. Devamını Oku

  • İTTİCAH: Bir cihete gitmek, yönelmek. Teveccüh etmek. Devamını Oku

  • İRTİHAL: Bir yerden başka yere göçmek, gitmek. Nakl-i mekân etmek. * Ölmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar