MUHACİR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MUHACİR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUHACİR: Göç eden, bir memleketten kalkıp, başka bir yere yerleşen. * Mc: Allah'ın yasak ettiğinden uzaklaşan.

Sponsorlu Bağlantılar

MUHACİR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İSKÂN-I MUHACİRÎN: Göçmenleri yerleştirme. Devamını Oku

  • MUHACİRÎN: Göç edenler, hicret edenler. İslâmiyetin ilk zuhurunda İslâm olanlardan Mekke’den Medine’ye hicret eden sahâbeler. (Bak: Ensar) Devamını Oku

  • MUHACİM: Hücum eden, saldıran. Devamını Oku

  • MUHACİMÎN: (Muhâcim. C.) Hücum edip saldıranlar, üşüşenler. Devamını Oku

  • MÜSTA’MİR: İsti’mar eden, bir yere muhacir yerleştirerek orasını mâmur hâle getiren. * Müstemlekeci. Sömürgeci. Devamını Oku

  • MÜZEKKİR: Andıran, hatıra getiren, yâd ettiren, zikrettiren, hatırda tutturan. * Zikreden, ibâdet eden. * Resul-i Ekrem (A.S.M.) mü’minleri ve bütün beşeriyeti tehlikeli şeylerden halâs edip iki cihan saadetine nâil olma yolunu tâlim ettiğinden, Kur’an-ı Kerim’de müzekkir diye isimlendirilmiştir. Devamını Oku

  • SACİD: Secde eden, Allah’ın (C.C.) huzurunda başını yere koyarak dua eden. Hâdis meâli: “Bir kulun Rabbine en yakın olduğu an: O’na secde ettiği zamandır.” Devamını Oku

  • SACİD: Secde eden, Allah’ın (C.C.) huzurunda başını yere koyarak dua eden. Hâdis meâli: “Bir kulun Rabbine en yakın olduğu an: O’na secde ettiği zamandır.” Devamını Oku

  • KEBAİR: (Kebire. C.) Büyük şeyler, büyük günahlar. Kebairin sıralanışı:-Allah’ı inkâr etmek.-Allah’a şirk koşmak.-Kat’iyyen sâbit olan dini bir hükme inanmamak.-Allah’ın rahmetinden ümidini kesmek.-Allah’ın cezasından, mekrinden ve azabından emin olmak.-Günah üzerinde ısrar etmek. Yâni, herhangi bir günahı devamlı işleyip durmak.-Namazı, orucu terketmek. Allah yolunda cihaddan kaçmak.-Anaya, babaya âsi olmak. Yalan yere şehadet veya yemin etmek.-Bir kimseyi haksız Devamını Oku

  • ZACİR(E): Mâni olan, alıkoyan, yasak eden. Zecreden. Zorlayan. Devamını Oku

  • SECDE: Allah’ın (C.C.) huzurunda yere kapanış. İbadet ve Allah’a (C.C.) memnuniyetini ve itaatini bildirmek veya şükretmek için yere kapanarak alın, burun ucu, eller, dizler ve ayak uçları yere gelecek şekilde yapılan en büyük tazim ifade eden hareket. Namazın bir rüknü. Devamını Oku

  • MUKARRİR: (Karar. dan) Yerleştiren. Takrir eden. Sabit kılan. * Tekrar eden. Dersi tekrar ederek anlatan müderris. Devamını Oku

  • ÜMİDVÂR: f. Ümitli. Ümit besleyen.(Evet, ümidvâr olunuz; şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sadâ, İslâmın sadâsı olacaktır. M.) (Rahmet-i İlâhiyyeden ümid kesilmez. Çünkü Cenab-ı Hak bin seneden beri Kur’anın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatını muvakkat arızalarla inşâallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve Devamını Oku

  • ŞEAİR: (Şiâr. C.) Âdetler, İslâm işaretleri. İslâmlara ait kaideler. Allah’ı anmak, hamdetmek, ezan okumak, İslâmî kıyafet gibi. Bunlara Şeair-i İslâmiye denir. Bütün müslümanlarla alâkalı mes’eleler ve alâmetler, umumun hissedar olduğu işlerdir.(Sünnet-i Seniyyenin içinde en mühimmi, İslâmiyyet alâmetleri olan ve şeaire de taalluk eden sünnetlerdir. Şeair, âdeta hukuk-u umumiye nev’inden cemiyete âit bir ubudiyettir. Birisinin yapmasiyle Devamını Oku

  • TAGRİB: (Gurbet. den) Birini gurbete gönderme. * Memleketten çıkarma, uzaklaştırılma. * Kovma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar