MUGZİB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MUGZİB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUGZİB: (Gazab. dan) Gazaba getiren, kızdıran.

MUGZİB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İGZAB: (Gazab. dan) Gazaba getirme, hiddetlendirme, kızdırma, öfkelendirme. Devamını Oku

  • MAKHURANE: Kahr ve gazaba uğramış hâlde. Gazaba uğramış olanlara benzer şekilde. Devamını Oku

  • TEGAZZÜB: (Gazâb. dan) Öfkelenme, hiddetlenme, gazaba gelme, kızma. Devamını Oku

  • MÜTEGAZZİB: Hiddetlenen, öfkelenen, kızan, gazaba gelen. Devamını Oku

  • TEGADDÜB: (Gadab. dan) Hiddetlenme, öfkelenme, gazaba gelme, kızma. Devamını Oku

  • GAZAB-I İLAHÎ: Allah’ın gazabı. Belâ, musibet. Devamını Oku

  • MÜVELLİD: Tevlid eden, husule getiren, doğuran. Doğurtan kimse. Meydana getiren. Devamını Oku

  • MUHASSIL: Husule getiren. Hâsıl eden. Meydana getiren. Devamını Oku

  • MÜREKKİB: (Rükub. dan) Terkib eden. Bir birleşiği meydana getiren. Devamını Oku

  • İGTİZAB: Gücenme, kızma, gazaba gelme, darılma. Devamını Oku

  • İSTİŞAT(A): (Şatt. dan) Çok kızma, öfkelenme, gazaba gelme. * Coşma, taşma. * (Kuş) hızla uçma. Devamını Oku

  • İGTİYAZ: Gazaba gelme, kızma, öfkelenme. Devamını Oku

  • MÜSEBBİB: Sebep, vesile ve mucib olan. Vücuda getiren, kuran. Devamını Oku

  • MUGAZEBE: Karşılıklı olarak birbirini kızdırıp gazaba getirme. Devamını Oku

  • İLTİHAT: Öfkelenme, kızma, gazaba gelme, hiddet etme. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar