MÜFSİD Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MÜFSİD kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜFSİD: İfsad eden, fenalaştıran. Bozan. * Başlanmış ibadeti bozan. * Nifak koyan, fesad ilka eden.(Hiç bir müfsid, ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut, bâtılı hak görür. Evet kimse demez "ayranım ekşidir." Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hatta, benim sözüme de ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim. Veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyle ise; her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz.) (Münazarat)

Sponsorlu Bağlantılar

MÜFSİD ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜFSİDÎN: (Müfsid. C.) Bozanlar, ifsad edenler, müfsidler. Fesatlık yapanlar, ara açanlar. Devamını Oku

  • HAŞV-İ MÜFSİD: Edb: İbarede yalnız kalabalık etmekle kalmayıp mânâyı da anlaşılmaz hale getiren söz. Devamını Oku

  • MÜFSİDÂNE: f. İfsad etmek suretiyle. Nifak meydana getirmekle. Fesadlıkla. Ara bozuculukla. Devamını Oku

  • MÜFSİR: Nur ve ziya veren. Işıklandıran. Devamını Oku

  • MÜFSİD-İ Mİ’DE: Mideyi bozup ifsad eden. Devamını Oku

  • SİFSİR: (C.: Sefâsir-Sefâsire) Simsar. Bir şeyi alıp satan. * Zarif, zerâfetli. * Hizmetçi, hâdim. * Tabi, itaat eden, uyan. Devamını Oku

  • MÜTEMERRİD: İnatçı, ısrar eden, dik kafalılık eden. Kibirlilik eden.(Dine muhalif felsefeden tam ders alan, bir firavun olur. Fakat en hasis şeye ibadet eden ve menfaat gördüğü her şeyi kendine rab telâkki eden bir firavun-u zelildir. Hem mütemerriddir. Fakat bir lezzeti için nihayet zilleti kabul eden miskin bir mütemerriddir. Hasis bir menfaat için şeytanın ayağını öper Devamını Oku

  • FÜFS: Kırman dağlarında bulunan bir taife. Devamını Oku

  • MÜNŞİD: (Neşide. den) İnşad eden, iyi şiir okuyan. * Bir şeyi zâyi edip ” Varmı” diye bağıran. Devamını Oku

  • DİL-ÂRÂM: f. Gönül eğlendirici, kalbe rahatlık veren. Gönül okşayan. Devamını Oku

  • MÜNEKKİD: Tenkid edici. Kötüyü iyiyi ayıran ve onları söyleyen, kusurları söyleyen.(Her sözün doğru olmalı, fakat her doğruyu söylemek doğru değil… Her söylediğin hak olmalı, fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yok. M.) Devamını Oku

  • MÜTEABBİD: Taabbüd eden. Kulluk eden. İbadet eden. Devamını Oku

  • MÜEKKİD: Te’kid eden, sağlamlaştıran, tekrar eden, tenbih eden. Devamını Oku

  • DÂLL-İ Bİ-L İKTİZA: (Dâllibiliktiza) İktizası ile delâlet eden. * Ist: Şer’an muhtacun ileyh olan bir lâzime delâlet eden lâfızdır. Başka bir tâbir ile; vaz’olunduğu mânadan mukaddem isbatına şer’an lüzum ve ihtiyaç mevcud olan bir medlule delâlet eden ibaredir. Meselâ: Bir kimse bir şahsa hitaben: “Evini şu kadar liraya benim nâmıma medrese yap” deyip o şahıs Devamını Oku

  • MÜTEFAYİD: Birbirinden istifade edip faydalanan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar