MÜFESSER Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MÜFESSER kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜFESSER: Tefsir edilmiş. izah ve beyan edilmiş. Mânası izah suretiyle bildirilmiş. Açıklanmış. * Beyan-ı tefsir veya takrir edilmiş olması sebebiyle manası "nass" dan daha vâzıh olan sözdür. * Mücmel olmayan söz.

Sponsorlu Bağlantılar

MÜFESSER ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • LAFZ-I MÜFESSER: Huk: Tahsis ve te’vile ihtimâl bırakmıyacak derecede açık olan sözdür ki, onunla amel vâcib olur. Devamını Oku

  • MÜBEYYEN: Açıklanmış. Beyan ve izah edilmiş. Devamını Oku

  • MÜCMEL: Kısa. Öz. Muhtasar. Sözü az, mânası çok olan. Hülâsa edilmiş. Müfesser olmayan söz. Devamını Oku

  • MÜBÎN: Açık, vâzıh, âşikâr. Ayân kılan, beyan ve izah eden. * Dilediğine doğru yolu gösteren. * Hak ile bâtılın arasını tefrik edip, ayıran. Hakkı hakkınca beyan ve izhar eden.(Mübin, bâne mânasına “ebâne” den beyyin, gayet açık, parlak demek olduğundan, Kitab-ı Mübin i’cazı zâhir olan parlak kitap demek olur ki, murad Kur’andır. Hakkı beyan eden demek Devamını Oku

  • MÜSTEBAN: Vâzıh, âşikâr, beyanı açık olarak anlaşılan, açıklanmış. Devamını Oku

  • MÜŞKİL: (Müşkile) Zorluk, güçlük, zor olan iş. Çetinlik. * Edb: Mânasının derinliği veya edebi bir san’atla ifade edilmiş olmasından dolayı teemmül ve tefekkürsüz anlaşılmayacak derecede hafî olan lâfızdır. Mânaca nass’ın mukabilidir. Devamını Oku

  • BEYAN-I TEFSİR: Huk: Mücmel ve mübhem bir sözden maksadın ne olduğunu açıklayan beyan. Devamını Oku

  • MÜFESSİR: Tefsir eden, izah eden. Anlayabildiği mânayı söyleyen ve yazan. * Kur’an-ı Kerim’i tefsir edebilmek salahiyetini hâiz olan, âlim, fâzıl ve kuvve-i kudsiye sahibi zât. Devamını Oku

  • MÜTEŞABİH(E): Birbirine benzeyenler. * Fık: Mânası açık olmayan âyet ve hadis. Kur’an-ı Kerim’in ve hadislerin mecazî mânalara gelen ifadeleri. “Muhkem” olmayan âyet veya hadis. * Zâhirî mânası kastedilmeyen ve teşbih ve temsil yoluyla hakikatlerin beyanında kullanılan ifade. Devamını Oku

  • MANSUS: Nass ile sâbit kılınmış. Âyetle tesbit edilmiş. İzhar ve beyan edilmiş. * Kur’anda açıkça anlatılmış. Devamını Oku

  • MÜŞKİLAT-I KUR’ANİYE: Manasının incelik ve derinliği veya istiare-i bediyye ile ifade edilmiş olması gibi sebeblerden dolayı derin tetebbu ve tefekkür neticese ancak anlaşılabilen âyetler. Devamını Oku

  • MÜEVVEL: Te’vil edilmiş. Zâhirî mânâdan başka mânâ verilmiş. Tefsir edilmiş olan. Tabir edilmiş. (Bak: Te’vil) Devamını Oku

  • MUKARRER: Kararlaşmış. Takrir edilmiş. Karar verilmiş. Kat’i. Şek ve şüpheden beri olan. Muhakkak ve müsellem olan. Anlatılmış. Bildirilmiş. Devamını Oku

  • SALİF-ÜL BEYAN: Bildirilmiş, beyanı geçmiş. Devamını Oku

  • ŞİR’A: (Şeria-Meşrea) Lügat mânası, bir ırmak veya herhangi bir su menbaından su içmek veya almak için girilen yol demektir. Bunda insanların, hayat-ı ebediye ve saadet-i hakikiyeye vusulü için Allah’ın vaz’ u teklif ettiği ahkâm-ı mahsusaya ve mezheb-i müstakime bil’istiare ıtlak edilmiştir ki, din demektir. Ya kapalı bir şeyi yarıp açmak ve beyan etmek mânasına şer’ Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar