MUCİB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MUCİB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUCİB: (Mucibe) İcâb eden, lâzım gelen. * Bir şeyin peydâ olmasına vesile ve sebep olan. Gereken. Gerektiren, lâzım gelen.

MUCİB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MUCİB-İ BİZZAT: İster istemez kendisi işi yapmaya mecbur olan. Serbest ve istediği gibi hareket edemeyen. (Meselâ: Güneş ışığının, güneşin kendi zâtının zaruri neticesi olması gibi.) Devamını Oku

  • MÜTESEBBİB: Bir şeyin olmasına yol açan, sebep olan. Devamını Oku

  • MÜSTELZİM: Lüzumlu, gerektiren. Mucib ve sebep. Bais olan. Bir şeyin lüzumunu deruhde eden. Devamını Oku

  • MÜSEBBİB: Sebep, vesile ve mucib olan. Vücuda getiren, kuran. Devamını Oku

  • MUCİD: Yeni bir şey icad eden, meydana getiren, bulan. * Yaratan. Yoktan var eden.(Ve keza, bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise, aziz olarak çıkmaya çalış. Vücudunu Mucidine fedâ et. Mukabilinde büyük bir fiat alacaksın!.. M.N.) Devamını Oku

  • MUCİR: (Ecir. den) İcar eden, kiraya veren. (Bak: Mücir) Devamını Oku

  • MUCİB-İ İSTİKRAH: Nefrete, sevmemeye sebeb olan. Devamını Oku

  • EMR-İ ADEMÎ: Olması mümkün olan birşeyin sebeblerinden bir veya birkaçını yapmamakla o şeyin olmamasına sebep olmak. Devamını Oku

  • MÜEDDÎ: Eda eden. Te’diye eden. Ödeyen. * Sebep olan. Meydana gelmesine vesile olan. Devamını Oku

  • MUCİBE-İ KÜLLİYE: Man: Müsbet ve umumi (şumüllü) olan kaziye. Devamını Oku

  • MÜSTEVCİB: (Vücub. dan) Lâyık, şâyan, münasib. * Gereken, icab eden. Devamını Oku

  • MUCÎ: (Vecâ. dan) Acıtan, ağrıtan. Devamını Oku

  • MUCİB-İ TEYAKKUZ: Teyakkuzu, yâni uyanıklığı icâb ettiren. Devamını Oku

  • MUCİBAT: (Mucib. C.) Sebepler. Devamını Oku

  • MUCİZ: Kısa. Muhtasar. Özlü. Az sözün çok mânâ ifâde edeni. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar