MÜCAZATEN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MÜCAZATEN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜCAZATEN: Ceza olarak.

Sponsorlu Bağlantılar

MÜCAZATEN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜCAZATEN: Ceza olarak. Devamını Oku

  • ZECREN: Zorlayarak, zorla. * Ceza olarak. * Engel olarak, menederek. Devamını Oku

  • ŞART VE CEZA FİİLİNDEN TEREKÜB ETMİŞ CÜMLEYE ŞART VE CEZA CÜMLESİ DENİR. MESELÂ: (MEN YATLUB YECİD: Kim isterse bulur) cümlesinde olduğu gibi. Devamını Oku

  • AZAB: Dünyada işlenen suç ve kabahate karşılık olarak âhirette çekilecek ceza. * Eziyet. Büyük sıkıntı. Şiddetli elem. Devamını Oku

  • TEKFİR-İ YEMİN: Yeminin keffaretini vermek. Yemin bozan bir kimsenin ceza olarak ödediği para, tuttuğu oruç. (Bak: Keffaret) Devamını Oku

  • HUKUK-U CEZAİYYE: Ceza hukuku. Devamını Oku

  • KAVANİN-İ CEZAİYE: Ceza kanunları. Devamını Oku

  • TESVİB: Sevab vermek demektir. Sevab da ceza gibi, hayır veya şer herhangi bir şeyin karşılığıdır. Sevab, hayırda meşhur olmuştur. Lisanımızda da ceza, şerde kullanılmıştır. (E.T.) Devamını Oku

  • NUH (ALEYHİSSELÂM): Kur’an-ı Kerim’de adı geçen bir peygamber ismi. (Elli yaşında iken kavmini imana dâvete memur edilmiş ve kavmi kendisini dinlemediğinden, iman etmeyenlere ceza olarak dünyayı kaplayan su tufanı olmuş ve zâlimler mahvolmuşlar; iman edenler Nuh Peygamber’in (A.S.) yaptığı gemiye alınarak kurtulmuşlardır.) Devamını Oku

  • EŞEDD-İ MÜCÂZÂT: En şiddetli ceza. Devamını Oku

  • MÜCAZAT: Ceza. Suçlara karşı verilen karşılık. * Karşılık. Devamını Oku

  • ŞART EDATLARI: (Huruf-u şartiye) Bunlara “Şart isimleri” de denir. Arapçada şart mânâsını ifade eden edatlar: İn, Men, Ma, Mehmâ, Eyyü, Metâ, Eynemâ, Eyyâne, Ennâ, Haysümâ, Keyfemâ. $Bu edatlar iki fiili (şart ve ceza fiillerini) cezmederler. Şart mânâsını ifade eden edatlardan so a gelen ilk fiil, şart; ikincisi de, cevab veya ceza adını alır. İkinci fiilin Devamını Oku

  • KÂMİLEN: Noksansız, eksiksiz olarak. Tam olarak. Kâmil olarak. Bütünü ile. Tamamen. Devamını Oku

  • MÜDAVİMÎN: (Müdavim. C.) Müdavimler. Bir yere devamlı olarak gidip gelenler. Bir yere devam edenler. Bir işe aralıksız olarak çalışanlar. Devamını Oku

  • MÜSTAKİLLEN: (Kıllet. den) Yalnız, ancak. * Başlı başına olarak, kendi başına, bağımsız olarak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar