MÜBTEDA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MÜBTEDA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜBTEDA: Baş taraf, başlangıç. Baş. * Gr: Cümlenin birinci kısmı. Arabçada isim cümlesinde fâilin bulunduğu kısım. Bu, isimden veya isim yerine geçen fiilden de olabilir.

MÜBTEDA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜBTEDA-BİH: Kendisiyle başlanılan. Devamını Oku

  • HABER: Hâriçten insanın fikrine intikal eden ilim. * Yeni havadis. Ağızdan ağıza nakledilen söz. * Peyam. Peygam. Nebe’. İlim ve malumat. Bilgi. * Hadis, Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm’ın sözü. * Edb: Hâdiseyi bildiren fiil veya cümle. * Gr: Müsned. Mübtedanın mukabili. Bir isme yakıştırılan sıfat. Allah büyüktür cümlesinde: Allah, mübteda; büyüktür, onun haberidir. Bu, mübteda Devamını Oku

  • MÜZ (MÜNZÜ): Gr: Harf-i cer oldukları zaman (Fi: ) vazifesini görürler. Zarf veya isim olduklarında ismin başına gelirlerse kendileri mübteda, so a gelen haber olur. Fiilin başına gelirlerse kendilerinden önceki bir fiilin mef’ulünfihi olarak mahallen mensub bulunurlar. Devamını Oku

  • MİN: Arabçada harf-i cerrdir. 1- Mekân ve bir şeye başlamayı ifâde eder.Meselâ: $ “Haftadan haftaya” da olduğu gibi.2- Teb’iz için olur. Meselâ: $”Kim bir kavme benzemeğe özenirse onlardan sayılır” cümlesinde olduğu gibi. Bazılarını, bir kısmını ifâde ediyor. 3- Cinsi beyan için olur. Meselâ: $ “İşlediğiniz hayrı Allah bilir” cümlesinde “min” tebyine (açıklamaya) vesile oluyor.4- Bedel-i Devamını Oku

  • MİM: Kur’ân-ı Kerim alfabesindeki yirmidördüncü harf olup, ebced hesabında kırk sayısının karşılığıdır. * Tarih yazarken bazan Muharrem ayına bir işaret olabilir. * Bir kitap veya ibarenin sonuna veya altına temme (bitti) yerine ve “mâlum oldu, görüldü” makamında konulan bir harftir. (Bak: Ebced) Devamını Oku

  • MEF’UL: Yapılan iş. Fâilin eseri. * Gr: Fâilin fiilinin te’sir ettiği şey. “Nuri kitabı okudu” cümlesinde, kitab mef’uldür. Devamını Oku

  • NAİB-İ FÂİL: Meçhul fiilin mevzuu olan kelime ki, harekesi merfu olur. (Küsirel kalemü: “Kalem kırıldı” cümlesinde ” kalem”, “Naib-i fâil” olmuş ve fâilin yerine geçmiştir.) Devamını Oku

  • İSMÎ: (İsmiyye) İsme mensub, isimle alâkalı. İsmen olup aslen olmayan, varlığı isimden ibâret olan. İsim cinsinden. * Arabçadan iki isimden, yani; müsned ile müsned-i ileyhten mürekkep cümle. Devamını Oku

  • MÜSTEVİ: Düz. Her tarafı bir, doğru. Tesviye görmüş. * Düzlem. * Gr: Müennes ve müzekkeri bir olan isim. Sıfat. Devamını Oku

  • MÜMKİN: Olabilir veya olmayabilir. İmkân dahilinde olan. Mümkün. Devamını Oku

  • KELİME: Gr: Mânası olan en küçük söz veya cümlenin yapısını teşkil eden unsurlardan birisidir. Kelime, isim, fiil ve harf olmak üzere dilbilgisinde üç kısma ayrılmıştır. “Bir tek söze” kelime denir. Devamını Oku

  • KELİME: Gr: Mânası olan en küçük söz veya cümlenin yapısını teşkil eden unsurlardan birisidir. Kelime, isim, fiil ve harf olmak üzere dilbilgisinde üç kısma ayrılmıştır. “Bir tek söze” kelime denir. Devamını Oku

  • TAKVİM-İ ARABÎ: Hicretten 17 sene so a görülen lüzum üzerine Hazret-i Ömer (R.A.) tarafından Kamer senesi esas ve hicret tarihi başlangıç sayılmak suretiyle tertiplenen takvim. Devamını Oku

  • SILA: Kavuşmak, ulaşmak, vuslat. * Âşıkın mâşukuna kavuşması. * Doğduğu yeri, hısım akrabayı gidip görme. * Bahşiş, hediye. * Gr: Cümlenin içinde ism-i mensub bulunmasıyla, dahil olduğu cümlenin evvelce mâlum olması iktiza eder. İçinde bulunduğu cümleyi so adan gelen cümleye bağlamaya yarayan (edip, ederek, ederken) gibi fiil şekli rabt sigası. Devamını Oku

  • FÂTİHA: Bir şeyin başlangıcı, ibtidası. * Mübaşeret. Başlamak. * Karar vermek. * Bir duânın sonunda veya duâya başlarken Fâtiha Suresini okumayı hatırlatan ifade. * Kur’an-ı Kerim’in birinci suresi. (Bak: Seb’ul mesâni) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar