MUAMİL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MUAMİL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUAMİL: (Amel. den) İş yapan. Muamele yapan. Muameleci.

Sponsorlu Bağlantılar

MUAMİL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜTELATIF: (Lütf. dan) Kibar ve nazik muamele yapan. Lütf ile muamele eden. Devamını Oku

  • AMEL-İ SÂLİH: Allah rızâsına uyan hayırlı amel. Günahlardan uzak olan iş, fiil. Maddi veya mânevi hukuk-u ibâdı ifâ etmek.(Bugünlerde Kur’an-ı Hakîm’in nazarında, İmandan so a en ziyade esas tutulan takvâ ve amel-i sâlih esaslarını düşündüm. Takvâ, menhiyyattan ve günahlardan ictinab etmek ve amel-i sâlih, emir dâiresinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def-i şer, celb-i Devamını Oku

  • AMEL-İ UHREVÎ: Âhirete ait amel. (Ey nefis! Az bir ömürde hadsiz bir amel-i uhrevi istersen ve herbir dakika-i ömrünü bir ömür kadar faideli görmek istersen ve âdetini ibadete ve gafletini huzura kalbetmeyi seversen, Sünnet-i Seniyyeye ittiba et. Çünki: Bir muamele-i şer’iyyeye tatbik-i amel ettiğin vakit, bir nevi huzur veriyor. Bir nevi ibadet oluyor. Uhrevi çok Devamını Oku

  • MUAMELE: (C.: Muâmelât) Hatt-ı hareket. Davranma, davranış. Birbiri ile iş görme, amel etme. Alış veriş. * Resmi dairelerde yapılan herhangi bir iş. Devamını Oku

  • HALÎM: Yumuşak huylu. Hoş muamele yapan. (Bak: Elhalîm) Devamını Oku

  • AMEL-İ TÂLİH: Yaramaz iş, makbul olmayan amel. Devamını Oku

  • KADİR-DANLIK: Kadirbilirlik. Herkesin mertebesini bilip ona göre muamele yapan. Kadir ve kıymet bilen. Devamını Oku

  • KADİR-DANLIK: Kadirbilirlik. Herkesin mertebesini bilip ona göre muamele yapan. Kadir ve kıymet bilen. Devamını Oku

  • AMEL-İ KALİL: Amel-i kesirden az olan hareket. Bir rek’atta bir uzuvla yapılan ve namazdan sayılmayan bir hareket veya ardı ardına yapılan üçten az hareket. Devamını Oku

  • LİYAN: (Mülâyene) Mülayemetle, yumuşaklıkla muamele etmek. Devamını Oku

  • TEAMÜL: Olagelen iş. * Birbiriyle alıp vermek. * Yapılagelen muamele ve münasebet. * Usul. * Reaksiyon, tepki. Devamını Oku

  • FARZ-I ZANNÎ: Müçtehidlerce kat’i bir delile yakın derecede kuvvetli görülen, zanni bir delil ile sâbit olan vazifedir ki, amel hususunda farz-ı kat’î kuvvetinde bulunur. Buna farz-ı amelî de denir. Meselâ: Abdestte mutlaka başı meshetmek bir farz-ı kat’îdir. Başın dörtte birini meshetmek bir farz-ı amelîdir. Devamını Oku

  • İKALE: Pazarlığı bozma. Her iki tarafın isteğiyle alışveriş mukavelesini bozma. Bir hukuki muamele ile meydana gelen vaziyetin diğer bir hukuki muamele ile eski haline getirilmesi. * Demediği halde “Dedin” diye iddia etme. Devamını Oku

  • TESAHÜL: Yumuşak davranma. Rıfk ve mülâyemetle tatlı muamele etme. * Gaflet ve ihmal etme. Devamını Oku

  • TESAHÜL: Yumuşak davranma. Rıfk ve mülâyemetle tatlı muamele etme. * Gaflet ve ihmal etme. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar