MUAHEDE-İ İTTİFAKİYYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MUAHEDE-İ İTTİFAKİYYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUAHEDE-İ İTTİFAKİYYE: Bir savaş çıktığında birbirlerini desteklemek üzere iki veya daha fazla devletler arasında yapılan andlaşma.

MUAHEDE-İ İTTİFAKİYYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MUAHEDE-İ TİCARÎ: Yalnız ticâret işleriyle alâkalı olmak üzere devletler arasında yapılan andlaşma. Devamını Oku

  • MUAHEDE: Karşılıklı yeminleşme, anlaşma. Devletler arasında andlaşma. Devamını Oku

  • MUAHEDE-NAME: f. Ahdleşmenin yazıldığı ve imzalandığı kâğıt. Devamını Oku

  • İTTİFAKÎ: (İttifakiyye) Birleşmeye, sözleşmeye, ittifaka veya uyuşmaya ait. Tesadüfle, rastgele. Devamını Oku

  • EŞFAK: Daha fazla şefkatli. Çok şefkatli. Devamını Oku

  • İTTİFAKİYYAT: Tesadüfle olan şeyler. Devamını Oku

  • ADEM-İ İTTİFAK: İttifaksızlık. Uyuşmazlık. Devamını Oku

  • BİLİTTİFAK: İttifak ile. Beraberce, birlikte, elbirliğiyle. Devamını Oku

  • FER’: Şube, kol. İkinci derecede olan. Dal budak. * Bir aslın neticesi. * Bir cemaatın şerefli ve daha meşhuru. * Kazancı olan mukayyed mal. Hâzır ve muhâfaza altında olan. * Yükseğe çıkmak ve iki nizalı olanın arasına girip ıslah etmek. * Asıl mes’eleden kollara ayrılmış olan mesele. (L.R.) * İki okçu tarafından atılan oklardan, bir Devamını Oku

  • MÜKERRİR: Tekrar eden. Aynı şeyi bir sefer daha veya daha fazla tekrar eden. * Huk: Birden fazla suç işleyen. Devamını Oku

  • TEKRAR: (Kerr. den) Bir şeyi iki veya daha fazla yapma. * Bir daha, yine, yeniden. Devamını Oku

  • İRTİFAK: Bir yere dayanma. * (Kap) dolma. * İhtiyaç duyma. * Arkadaşlık etme. * Tıb: İki kemiğin hareketsiz kalmak üzere mafsallanması. Devamını Oku

  • MÜKERRER: Tekrarlı. Tekrar olunmuş. İki veya daha fazla aynısı yapılmış. Devamını Oku

  • TEVASUK: (Vusuk. dan) Birbiriyle andlaşma. Birbirine güvenip itimad ederek andlaşma. Devamını Oku

  • DOLAP: (C.: Devâlib) Kuyudan su çıkarıp bahçeleri sulamaya mahsus döner makine. * Her çeşit döner çark, çıkrık. * İçine eşya vesaire konulan raflı veya rafsız göz. * Eskiden selâmlık ile harem arasında eşya alıp vermeye mahsus döner dolap ki, veren ile alan birbirlerini görmezlerdi. * İşlerin idaresi. * Mc: Hile, hile ile iş görme. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar