MİSAHA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MİSAHA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MİSAHA: Ölçmek, miktarını bilmek.

Sponsorlu Bağlantılar

MİSAHA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SAHA': (Bak: Sehâ) Devamını Oku

  • KÜSAHA: Süprüntü. Devamını Oku

  • SAHA-İ ZUHUR: Görünme meydanı. Devamını Oku

  • SAHA-KÂR: f. Eli açık, cömert, sahi. Devamını Oku

  • SAHAİF: (Sahife. C.) Sahifeler. Devamını Oku

  • DOZ: Kim: Bir maddenin bir karışıma girmesi gereken muayyen miktarı. * Tıb: Bir hastaya bir defada veya bir günde verilecek ilâç miktarı. * Ölçü, miktar. Devamını Oku

  • İKAN: İyi ve yakînen bilmek. * Sağlam bir iş. * Yakin hasıl etmek ve edilmek suretiyle bilmek. Devamını Oku

  • KADR: İtibar. Değer, kıymet. Haysiyet. Derece miktarı. Miktar. Meblağ. Takat. Takdir, rızkı taksim eylemek. Gına. Devamını Oku

  • MİŞVARGÂH: f. Gösteri yeri. * Pehlivanların güreştikleri saha. * At pazarı. Satılık atların koşturulduğu meydan. Devamını Oku

  • FIKIH: (Fıkh) Derin ve ince anlayış. Bir şeyi, hakkı ile, künhü ile bilmek. İnsanlar arasındaki ilişkilerle ilgili olarak dinî hükümleri ayrıntılı delilleriyle bilmek. Müslümanlar, müslüman olmaları itibariyle Allah’ın emirlerine tâbidirler, uyarlar. Fıkıh ilmi, hangi şartlarda Allah’ın hangi emrinin nasıl uygulanacağını inceler. * Bilmek, anlamak. * Kapalı bir şeyin hakikatına nazarı infaz edebilmek. * Kendisine hüküm Devamını Oku

  • KONTENJAN: Fr. Alâkalıların her birine düşen miktar veya yer. Pay miktarı. Devamını Oku

  • VÂHİD-İ KIYASÎ: Bir şeyin miktarını ve sair hususiyetlerini ölçmek için kendi cinsinden değişmez olarak tayin edilen parça veya miktar. Meselâ: Uzunluğun “vâhid-i kıyasîsi” metredir. Hava tazyiklerinin ve sıcaklıklarınınki de derecedir. Devamını Oku

  • KAHA: Ev ortası, saha. Devamını Oku

  • MERATİB-İ İLİM: Bilmek mertebeleri. (Bak: Dimağ) Devamını Oku

  • YAKÎN: Şüphesiz, sağlam ve kat’i olarak bilmek.(Yakîn: Ma’rifet ve dirayetin ve emsalinin fevkinde olan ilmin sıfatıdır. İlm-i yakîn denir, ma’rifet-i yakîn denilmez. Ayn-el yakîn: (kelimenin merfu hali ayn-ul yakîndir.) Göz ile görür derecede veya görerek, müşahede ederek bilmek. Meselâ; uzakta bir duman görüyoruz. Orada ateşin varlığını ilmen biliyoruz, demektir. Bu bilme derecesine ilm-el yakîn deniyor. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar