MİKYAS-ÜL MÂYİAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MİKYAS-ÜL MÂYİAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MİKYAS-ÜL MÂYİAT: Sıvıların yoğunluk derecesini ölçen âletin adı.

MİKYAS-ÜL MÂYİAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MİKYAS-ÜL HARARE: Harâret derecesini ölçen âlet. Termometre. Devamını Oku

  • AREOMETRE: yun. Sıvıların yoğunluk derecesini ölçmeye yarayan âlet. Arşimet’in keşfettiği kanuna istinad edilerek yapılan bu alet, içi boş cam bir silindir ile bunun üst kısmındaki dereceli bir çubuktan ibarettir. Devamını Oku

  • MİKYAS-I ZELAZİL: Yer sarsıntısının şiddet ve yönünü gösteren âletler. Devamını Oku

  • MİKYAS: Kıyas edecek, ölçecek âlet. Ölçü âleti. Uzunluk ölçüsü. Ölçek. Devamını Oku

  • MİKYAS-I MÂ: Hidrometre. Devamını Oku

  • MİKYAS-ÜR RİYAH: Rüzgâr hızını tâyin eden âlet. Devamını Oku

  • MİKYAS-I KUVVET: Kuvvet ölçer. Dinamometre. Devamını Oku

  • İBTİLÂ: Belâya uğramak. Musibete düşmek. İyi veya kötü şeye düşkünlük, tiryakilik. * İnsanın iyiliğini, kötülüğünü ve kemâl derecesini meydana çıkaran imtihan, tecrübe. Devamını Oku

  • ŞESEL: Yoğunluk. Devamını Oku

  • GILAZ: Yoğunluk, koyuluk. Devamını Oku

  • HUSURE: Yoğunluk, kalınlık. Sütün yoğurt olması. Devamını Oku

  • BİDANET: Semizlik, besililik, yoğunluk. Devamını Oku

  • TA’KİBÂT: Suç işleyene karşı harekete geçmek ve suçluluk derecesini araştırmak. Devamını Oku

  • TA’KİBÂT: Suç işleyene karşı harekete geçmek ve suçluluk derecesini araştırmak. Devamını Oku

  • TA’KİBÂT: Suç işleyene karşı harekete geçmek ve suçluluk derecesini araştırmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar