MİD’AS Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MİD’AS kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MİD'AS: Çok işlek olduğundan yumuşamış olan yol.

Sponsorlu Bağlantılar

MİD’AS ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜBALAGA: (Mübalağa) Bir şeyi çok büyük veya çok küçük göstermek. Bir şeyi olduğundan fazla veya eksik göstermek. * Haddini aşmak. * Edb: Bir şeyi ifade ederken ya olduğundan fazla veya olduğundan çok noksan göstermek.” Habbeyi kubbe, kubbeyi habbe yapmak.” Devamını Oku

  • RESÜL-ÜL MELÂHİM: Resül-i Ekrem’in (A.S.M.) bir ismidir. Cenk ve muharebe ile de vazifeli olduğundan ümmeti ve kendisi din için, dinin ihyası uğrunda büyük muharebelere mükellef olduğundan bu isim ile de yâd edilmiştir. Devamını Oku

  • MAL-İ MÜTEKAVVİM: Huk: İki mânada kullanılır: Birisi, intifâı mübah olan şeydir. Diğeri, mâl-i mührez demektir. Meselâ, denizde iken balık gayr-i mütekavvim olup, tutmak ile ihraz olundukta, mâl-i mütekavvim olur. İntifâı mübah olmayan mal veya elde edilmemiş olan mal gayr-ı mütekavvimdir. Şirâ ile intifa’ mübah olduğundan, mâl-i mütekavvimdir. (Ist.F.K.) Devamını Oku

  • MECUSİ: Çok eskiden yaşamış, kulağı küçük olan birisinin adıdır. Ateşperestlik âyinine sebeb olduğundan “Ateşperestlere” bu isim verilmiştir. * Eski İran dini olan Mecusilikten olan kimse. Devamını Oku

  • YA’KUB (A.S.): Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerdendir. Yusuf Aleyhisselâm’ın babası ve İshak Aleyhisselâm’ın oğludur. Bir adı da İsrail olduğundan bu sülâleden gelenlere İsrail oğulları mânasına, Benî İsrail denilmektedir. Büyük oğlunun adı Yehud olduğundan so adan bunlara Yahudi denilmiştir. (Bak: Yusuf A.S.) Devamını Oku

  • YA’KUB (A.S.): Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerdendir. Yusuf Aleyhisselâm’ın babası ve İshak Aleyhisselâm’ın oğludur. Bir adı da İsrail olduğundan bu sülâleden gelenlere İsrail oğulları mânasına, Benî İsrail denilmektedir. Büyük oğlunun adı Yehud olduğundan so adan bunlara Yahudi denilmiştir. (Bak: Yusuf A.S.) Devamını Oku

  • MİNBER: Camide hatibin hutbe okumasına mahsus kürsü. (Rif’at mânasına olan nebr’den ism-i âlettir.) (Bak: Hutbe)(… Minber, Vahy-i İlâhinin tebliğ makamı olduğundan, o vesvese-i siyasiyenin hakkı yoktur ki o makâm-ı âliye çıkabilsin. S.) Devamını Oku

  • MÜTELEYYİN: (Leyyin. den) Yumuşak olan. Gevşeyip yumuşayan. Devamını Oku

  • DAVİTA: Havuzun dibinde olan balçık. * Çöküklük. * Suyu çok olduğundan elde durmayan sıvı hamur. Devamını Oku

  • AİLE: Erkeğin karısı. * Ev halkı. * Akraba. * Aynı işte olan, aynı gaye için çalışanların hepsi.(Kadının aile hayatında müdür-ü dahilî olmak haysiyetiyle kocasının bütün malına, evlâdına ve herşeyine muhafaza memuru olduğundan en esaslı hasleti; sadakattır, emniyettir. Açık saçıklık ise, bu sadakatı kırar; kocası nazarında emniyeti kaybeder, ona vicdan azabı çektirir. Hatta erkeklerde iki güzel Devamını Oku

  • MÜKERREM: Hürmet ve tâzim edilen. İkram olunmuş. Muhterem. Kerim olan.(İnsan fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bazan batıl eline gelir, Hak zannederek koynunda saklar. Hakikatı kazarken, ihtiyarsız, dalâlet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor. Mek.) Devamını Oku

  • NİZA': Çekişme, kavga. (Dünya öyle bir meta’ değil ki; bir niza’a değsin. “Çünki fani ve geçici olduğundan kıymetsizdir.” Koca dünya böyle ise dünyanın cüz’î işleri ne kadar ehemmiyetsiz olduğunu anlarsın. M.) Devamını Oku

  • MÜBÎN: Açık, vâzıh, âşikâr. Ayân kılan, beyan ve izah eden. * Dilediğine doğru yolu gösteren. * Hak ile bâtılın arasını tefrik edip, ayıran. Hakkı hakkınca beyan ve izhar eden.(Mübin, bâne mânasına “ebâne” den beyyin, gayet açık, parlak demek olduğundan, Kitab-ı Mübin i’cazı zâhir olan parlak kitap demek olur ki, murad Kur’andır. Hakkı beyan eden demek Devamını Oku

  • TENVİN-İ TENKİR: Kelimenin belirsizliğine işaret olan tenvin işareti. Harf-i tarifsiz kelime tenvin kabul ettiğinden yani, nekre olduğundan tenvinli olan harfin durumu. Devamını Oku

  • MÜSBET HAREKET: Doğruluğu âşikâr olan ve belli ve isbat edilebilen; doğru düşünenlerin kabul edebileceği kanun ve nizama uygun hareket. * Allah’ın (C.C.) emrine uygun, tahribkâr ve tecavüzkâr olmayan, yapıcı ve tâmir edici tarzda olan, mizan, adâlet ve insafa uyan hareket.(Bir şeyin vücudu, bütün eczasının vücuduna vâbestedir. Ademi ise, bir cüz’ünün ademi ile olduğundan; zayıf adam Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar