MEVADD Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MEVADD kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MEVADD: (Madde. C.) Fezâda, boşlukta yer kaplayan varlıklar. Maddeler. Cisimler. * Kısımlar. * Kanunlar. Kaideler. İşler. Hususlar. * Söz ve beyana sebeb olan mevcudat. Her şeyin aslı, mayası.

Sponsorlu Bağlantılar

MEVADD ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MEVADD-I İBTİDÂİYE: İlkel maddeler, ham maddeler. Devamını Oku

  • MEVADD-I NÂFİA: Faydalı maddeler. Devamını Oku

  • MEVADD-I MUZIRRA: Zararlı maddeler. Zarar veren şeyler. Devamını Oku

  • MEVADD-I HAYATİYYE: Hayata lüzumu bulunan maddeler. Devamını Oku

  • MEVADD-I MÜNCEZİBE: Cezbolunan, çekilen maddeler. Devamını Oku

  • MEVADD-I ZÜLÂLİYE: Azotlu maddeler. Devamını Oku

  • CEVHER: Bir şeyin özü, esası. * Kıymetli taş. * Çelik üzerindeki nakış. * Edb: Noktalı harf. * Yalnız noktalı harflerin ebcedîsi hesab edilerek yazılan manzum tarih. * Harflerin noktası. * Fls: Varlığı kendinden olan, var olmak için kendi dışında başka birşeye muhtaç olmayan varlık. Allah’a inanan filozoflar iki çeşit cevher kabul etmişlerdir. Yaratıcı cevher, Allah. Devamını Oku

  • CEVHER: Bir şeyin özü, esası. * Kıymetli taş. * Çelik üzerindeki nakış. * Edb: Noktalı harf. * Yalnız noktalı harflerin ebcedîsi hesab edilerek yazılan manzum tarih. * Harflerin noktası. * Fls: Varlığı kendinden olan, var olmak için kendi dışında başka birşeye muhtaç olmayan varlık. Allah’a inanan filozoflar iki çeşit cevher kabul etmişlerdir. Yaratıcı cevher, Allah. Devamını Oku

  • MEVZUAT: Bahsedilen hususlar. Bir şeyin esasını teşkil eden hususat. Tatbikat halinde olan hükümler ve kaideler. Devamını Oku

  • HUSUSAT: (Husus. C.) Hususlar, bakımlar, işler. Tarzlar, şekiller. Mes’eleler. Maddeler. Devamını Oku

  • HUKUK: (Hakk. C.) Haklar. * İnsanın cemiyet hayatında riâyet etmesi lâzım gelen kaideler, esaslar, yâni; şer’i ve adli hükümler. Haklıyı haksızdan ayıran kaideler. * Şeriat kitablarında yazılı olan haklar, kanunlar ve kaideler. * Üniversitenin hukuk tahsili yaptıran kısmı. * Hukuk Fakültesi. Devamını Oku

  • İKSİR: Çok te’sirli, her derde devâ sayılan mevhum cisim. Bir şeyin olmasına veya hastanın iyileşmesine sebeb olan ehemmiyetli madde. * Tıb: Oldukça şekerli ve kolayca alınabilen bir ilâç. * Eski kimyada: (Bazılarının söylediğine göre) kıymetsiz madenleri ve sair şeyleri altuna tebdile ve bütün hastalıkları gidermeye vesile olan ve öyle te’sirli farzedilen ilâç. Devamını Oku

  • VÜS’ (VÜS’AT): Genişlik. Bolluk. * Fırsat. * Boş meydan. * Kuvvet, güç, tâkat. * Varlık, zenginlik. * Fls: Bir şeyin boşlukta doldurduğu yer. Devamını Oku

  • EBEDÎ: Sonsuza ve ebediyete âit. Ebediyete dâir ve müteallik.(Kur’ân bize bu âlemin fâni, geçici olduğunu, herşeyin devamlı değiştiğini ve takdir edilen bir zaman sonunda sona erdiğini ve ereceğini belirtiyor. Madde âleminin bir başlangıcı ve sonu olduğunu bundan da anlıyoruz. Kur’ân, bize ebedî âlemin varlığını da haber veriyor, bu dünya hayatının ebediyet âlemine geçiş için bir Devamını Oku

  • KEVNİYYAT: Kâinat ilmi, kozmoloji. * Mevcudat, varlıklar. Vücuda gelmeler. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar