METALİ’ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

METALİ’ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

METALİ': Matla'lar. Tulu' edecek yerler veya zamanlar. Güneş veya benzerinin doğduğu yerler. * Ast: Herhangi bir yıldızın i'tidal-i rebii (Arz'ın güneş etrafındaki gezmesinde, 20 Mart'ta bulunduğu) noktasından geçmek üzere başlangıç kabul edilen daire ile bu yıldızın semavî istiva dairesi üzerindeki ara kesitleri arasında kalan kavis. * Edb: Kaside veya gazelin ilk beyitleri.

Sponsorlu Bağlantılar

METALİ’ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • METALİB: İstekler. Arzular. Taleb edilen şeyler. Devamını Oku

  • METAL: Lât: Mâden. * Matbaacılıkta harfleri teşkil için eritilen kurşun, karışık madde. Devamını Oku

  • İHTİLAF-I METALİ': Güneş, ay gibi gök cisimlerinin ufukta doğdukları yerin farklı oluşu. Devamını Oku

  • İHTİLAF-I METALİ': Güneş, ay gibi gök cisimlerinin ufukta doğdukları yerin farklı oluşu. Devamını Oku

  • METALİB-İ İSTİKBAL: İstikbale aid istekler. Gelecek için olan arzu ve talebler. Devamını Oku

  • TİNNÎNEYN: İki yılan. Mc: İki yılana benzetilen güneş ve ayın medârının farazî kavisleri.(Derecât-ı şemsiye medarı olan “mıntıkat-ül büruc” tabir ettikleri daire-yi azime, menazil-i Kameriyenin medarı bulunan mâil-i Kamer dairesi, birbiri üstüne geçmekle o iki daire, her birisi iki kavis şeklini vermiş. O iki kavise Felekiyyun uleması lâtif bir teşbih ile büyük iki yılan nâmı olan Devamını Oku

  • MATLA': Güneş veya yıldızların doğdukları yer, ufuktan çıktıkları yer. * Yıldız veya güneşin zuhur etmesi. * Edb: Kaside ve gazelin kafiyeli olan ilk beyti. (Bak: Musarra’) Devamını Oku

  • RUBUBİYET: Cenab-ı Hakk’ın her zaman her yerde her mahluka, muhtaç olduğu şeyleri vermesi, terbiye ve tedbir etmesi ve mâlikiyyeti ve besleyiciliği keyfiyyeti. * Artırmak. Ziyade kılmak.(Ey gözleri sağlam ve kalbleri kör olmayan insanlar, bakınız! İnsan âleminde iki daire ve iki levha vardır. Birinci daire: Rububiyyet dairesidir. İkinci daire: Ubudiyyet dairesidir. Birinci levha, hüsn-ü san’attır. İkinci Devamını Oku

  • MINTIKA-İ HARRE: Sıcak mıntıka. Ekvator iklimi olan yerler. Hatt-ı istiva mıntıkası. Devamını Oku

  • ARSA: (C: Arasât) Bina yapılacak boş arazi parçası. Üzerindeki binası yıkılmış veya yapıya tahsis olunmuş yer. Devamını Oku

  • DAİRE-İ RESMİYE: Hükûmet dairesi, resmi daire. Devamını Oku

  • A’RAF: (Arf. C.) Sırt, tepe. Özel manası Cennetle Cehennem arası bir yer.(Arf, herhangi bir yüksek yer demektir ki, bu münâsebetle atın yelesine, horozun ibiğine arf denilmiştir.)(A’raf, meşhur bir kavle göre Cennet ile Cehennem arasındaki hicabın, surun yüksek tepeleri demek olur. İbni Abbastan sıratın şerefeleri diye bir kavil de mervidir. Fakat Hasanı Basri Hazretleri demiştir ki, Devamını Oku

  • RECEZ: Vezni altı defa müstef’ilün’den ibaret olan bir nevi şiir veya bahire denir. * Kaside tarzında yazılan manzume. (Bak: Kaside, Ercüze) Devamını Oku

  • HATAİ: Tezhib ıstılahlarındandır. Resim gibi tabiatı taklid ederek yapılmayıp, san’atkârlar arasında kabul edilen çeşitli gül şekli gibi irili ufaklı yapılan şekiller. * Türkistan’da Hatay şehrinde imal edilen bir cins dayanıklı kâğıt. Devamını Oku

  • BERÂAT-ÜL İSTİHLÂL: Bir eserin içindekilerini güzel bir başlangıçla baş tarafında anlatmak. İyi bir alâmet. Güzel bir başlangıç. * Bir ibarede müradif ve mukni birkaç kelime bulunması, hüsn ve insicamdaki ibarenin vech-i mergub üzere te’lif ve terkibi. * Maaş, rütbe, nişan için hükümetçe bildirilen yazı gibi vesika. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar