MEŞKÛ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MEŞKÛ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MEŞKÛ: Şikâyet etmek.

Sponsorlu Bağlantılar

MEŞKÛ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İZAFE(T): Bir şeyi bir kimseye veya bir şeye nisbet etmek, yakın etmek. İsnâd etmek. Katmak, katıştırmak. * Bir şey üzerine meylettirmek, havale olmak, bağlanmak. * Mal etmek. * Gr: İki isimden meydana gelen bağlılık tamlaması. Devamını Oku

  • İZAFE(T): Bir şeyi bir kimseye veya bir şeye nisbet etmek, yakın etmek. İsnâd etmek. Katmak, katıştırmak. * Bir şey üzerine meylettirmek, havale olmak, bağlanmak. * Mal etmek. * Gr: İki isimden meydana gelen bağlılık tamlaması. Devamını Oku

  • MEŞKÛ: Şikâyet etmek. Devamını Oku

  • İGARE: Yağma etmek, hücum etmek. * Teşvik etmek. Gayrete getirmek. Acele etmek. Devamını Oku

  • TA’BİD: Mükerrem etmek. * Katran bulaştırmak. * Hizmet etmek. * Zelil etmek. * Zelil etmek, kepaze yapmak. Devamını Oku

  • TEMLİK: Mal sahibi etmek. Birine mülkü kazandırmak, sahib etmek. * Mülk olarak vermek. Devamını Oku

  • FÜCUR: Günah. Zina. Namusları pây-mâl etmek gibi şeytanî iştiha. Dinsiz ve ahlâksızların durumu.(Fücur, haktan udul etmek, hak yolunu yarıp nizamından çıkarak fısk u isyana düşmektir. Bilhassa zina etmek, yalan söylemek, edebsizlik etmek mânasına isimlendirilir. E.T.) Devamını Oku

  • MURAKABE: Kontrol etmek. İnceleyip vaziyeti anlamak. Teftiş etmek. * Kendini kontrol etmek. İç âlemine bakmak. Gözetmek. * Hıfz etmek. * Beklemek. İntizar. * Dalarak kendinden geçmek. * Tas: Kendisini tamamen nâfile ibâdet ve itaate vermek için mâbede kapanmak. Devamını Oku

  • KÜFRAN: Nankörlük etmek. Allah’ın ihsan ve inayetine mukabil teşekkür etmeyip fiilen veya kavlen inkâr etmek. Devamını Oku

  • HAL’ (HULÂE): Debbâğların dibâgat ettikleri derinin kazıntısı. * Vurmak. * Men etmek, engel olmak. * Hediye vermek, atâ etmek. * Cima etmek. Devamını Oku

  • TAHDİD: Hudutlandırmak. Sınırlamak. Sınırı belli etmek. * Tarif etmek. * Bir şeyi kasdetmek. * Keskin etmek. Bilemek. Devamını Oku

  • TERGİM: Yere sürtme. * Zelil etmek, hor ve hakir etmek. Rezil, kepaze etmek. Devamını Oku

  • HACR: (Hicr) Men’etmek. Birisine bir şeyi yasak etmek. Malını kullanmaktan men’etmek. * Kucak. Ağuş. Devamını Oku

  • TAHYİS: Zelil etmek, kepaze etmek. * Boyun eğdirmek. Muti etmek. Devamını Oku

  • HEMK: Bir kimseyi bir işle meşgul etme. Birini bir işe daldırma. * İnat etmek. * Sa’y etmek, çalışmak. * Cür’et etmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar