MEŞHER-İ A’ZAM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MEŞHER-İ A’ZAM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MEŞHER-İ A'ZAM: Büyük teşhir yeri. Ahiret meydanı. Haşir meydanı.

MEŞHER-İ A’ZAM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ENGAME: f. Topluluk, cemaat, kalabalık, izdiham. Toplanma yeri, meclis. * Muharebe yeri, ceng meydanı. * Oyuncular derneği. Devamını Oku

  • MEYDAN-I HAŞİR: Haşir meydanı. Haşrin yeri.(Sual: Meydan-ı Haşir nerededir?Elcevab: $ Hâlik-ı Hakîm’in herşeyde gösterdiği hikmet-i âliye, hatta tek küçük bir şey’e, çok büyük hikmetleri takmasiyle tasrih derecesinde işaret ediyor ki: Küre-i Arz; serseriyane, bâd-ı heva azim bir dâireyi çizmiyor.. belki mühim bir şey etrafında dönüyor ve meydan-ı ekberin daire-i muhitasını çiziyor, gösteriyor. Ve bir meşher-i Devamını Oku

  • ARASAT: (Aresât) Mahşer yeri. Haşir ve neşir meydanı. Devamını Oku

  • HEYCAGÂH: f. Muharebe meydanı, savaş yeri. Devamını Oku

  • ME’ZEM: (C: Meâzim) Dağ içinde olan dar yol. Cenk yeri, dövüş meydanı. Devamını Oku

  • MA’REKE: Muhârebe meydanı, çarpışma yeri. * Çarpışma. Kıtal. Cenk. Devamını Oku

  • MU’TEREK: Cenk ve kıtal yeri. Savaş meydanı. Devamını Oku

  • MEYDAN-I HARB: Savaş meydanı, muhârebe alanı, harp meydanı. Devamını Oku

  • HARB-GÂH: f. Harp meydanı, savaş alanı, muharebe yeri. Devamını Oku

  • MİŞVARGÂH: f. Gösteri yeri. * Pehlivanların güreştikleri saha. * At pazarı. Satılık atların koşturulduğu meydan. Devamını Oku

  • MEŞHER: Teşhir yeri. Gösterme yeri. Sergi. Devamını Oku

  • CEVELÂNGÂH: Gezip dolaşılan yer. Cevelân yeri. Tâlim meydanı. Devamını Oku

  • HODRİ MEYDAN: “Kendine güvenen meydana çıksın!” mânâsında meydan okuma, kafa tutma. Devamını Oku

  • MEYDAN-I İMTİHAN-I İNS Ü CÂN: İnsan ve cinlerin imtihan meydanı, yani dünya. Devamını Oku

  • DÂR-I İMTİHAN: İmtihan yeri. * Dünya. * Dar-ı mihnet, meydân-ı ibtilâ gibi tâbirler de aynı mânada kullanılır. (Bak: İmtihan)(Din bir imtihandır. Teklif-i İlâhi bir tecrübedir. Tâ, ervâh-ı âliye ile ervâh-ı sâfile, müsabaka meydanında, birbirinden ayrılsın. Nasılki: Bir mâdene ateş veriliyor tâ, elmasla kömür, altınla toprak birbirinden ayrılsın. Öyle de, bu dâr-ı imtihanda olan teklifat-ı İlâhiyye Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar