MERŞE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MERŞE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MERŞE: Yuvarlak cisim.

Sponsorlu Bağlantılar

MERŞE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜHRE: f. Cilâ için kullanılan küçük yuvarlak cisim. Deniz böceği kabuğu. * Her nevi yuvarlak cisim. * Billurdan yapılı küçük kap. * Çekiç. * Cam boncuk. * Omurga kemiği. Devamını Oku

  • KEFFE: (C.: Kifef) Terazi kefesi. * Her yuvarlak cisim. * (C.: Ükef) El ayası. Devamını Oku

  • ZÂT-UL HAREKE: Kendi kendine hareket eden cisim. Aslında hareketli olan cisim. Otomatik. Devamını Oku

  • CİSMEN: Cisim itibariyle, cisim olarak. Vücutça, bedence. Devamını Oku

  • NEYYİR: (Nur. dan) Nurlu, parlak, ışıklı cisim. * Yıldız. Cisim halindeki nur. * Güneş, şems. Devamını Oku

  • CİSM-İ NÂTIK: Söz söyleyen cisim. Konuşan cisim. İnsan. Devamını Oku

  • ŞAP: (Şep) Kim: Antiseptik bir cisim olup alüminyum ve potasyum sulfatından mürekkep, tadı buruk ve suda tuz gibi erir bir cisim. * Hayvanların ağız ve ayaklarında görülen ateşli, salgın bir hastalık ismi. Devamını Oku

  • GİRDE: f. Yuvarlak, değirmi. * Evvelce yahudilerin, müslümanlardan ayırd edilebilmeleri için, omuzlarına diktikleri sarı renkte bir parça. * Açılmış yufka. * Yuvarlak yastık. * Gr: Bütün, hepsi, tamamı. Devamını Oku

  • BUNDUK: Yuvarlak küçük taşlar. * Yuvarlak küçük kurşun. * Fındık. Devamını Oku

  • ATALET KANUNU: Fiz: Duran bir cisim, bir kuvvetin etkisi olmadan hareket edemez; ve hareket hâlindeki bir cisim, bir kuvvetin etkisi olmadan hızını ve yönünü değiştiremez. Devamını Oku

  • MÜCESSEM(E): Cismi olan. Dış duygularımızla bilinip varlığından haberdar olduğumuz şey. Varlığı görünen. Cisimlenmiş olan. Bir şekli gösteren. Uzunluğu, genişliği ve kalınlığı olan cisim. Şekillenmiş. Devamını Oku

  • HARSEK: Küçük cisim. Devamını Oku

  • EL-EYS: Vücud. Varlık. Büyük cisim. (Bak: Leys, Eys) Devamını Oku

  • CÜSEYM: Cisimcik. Küçük cisim. Devamını Oku

  • CİRM: Vücud, ten, cüsse, hacim, büyüklük. * Cansız cisim. * Yıldız. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar