MERMAZ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MERMAZ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MERMAZ: (C: Merâmız) Harâretinden, üzerindeki yanacak gibi olan kumluk yer.

MERMAZ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEYHÜR: Yar gibi çöküp yığılmış kumluk. Devamını Oku

  • FISKIYE: Suyu muhtelif şekillerde yukarıya doğru fışkırtan ve ekseriya havuzların ortasında yapılan borunun üzerindeki aletin adıdır. Buna, Arapçası olan fevvare denildiği gibi, Türkçe olan fışkırak da denilir. Devamını Oku

  • HAKK: (Bâtılın zıddı) Doğru. Gerçek. Vâcib ve lâzım olan. Her sâbit ve doğru olan şey. Adalet. Herkesin meşru olan salahiyeti, iktidarı, bir şey üzerindeki mâlikiyyeti. * Dâva ve iddia. * Hakikate uygunluk. * Geçmiş, harcanmış emek. Pay, hisse. * Münasib * Din. İslâmiyyet. * Kur’an. * Vukuu vâcib, geleceği şüphesiz olan. * Kıyamet. * Mahz-ı Devamını Oku

  • KUMİSTAN: f. Kumluk çöl veya arâzi. Devamını Oku

  • HEGEMONYA: yun. Kuvvetle ve kıymetli vasıflarla olan üstünlük. * Bir devletin başka bir devlet üzerindeki siyasi üstünlüğü ve baskısı. Devamını Oku

  • BEVBAT: Sahra, çöl, geniş kumluk araziler. Devamını Oku

  • ABİDE: Uzun müddet dillerde destan olup kalan beliye ve dâhiye. * Bir milletin târihinde büyük bir değeri hâiz olan vak’a. * Fesahat ve belâgatı dolayısıyle benzeri söylenemeyen şiir. * Tarihte yüksek ve hâkim bir mevkide olan vak’aları veya büyükleri yaşatmak için yapılan bina. * Azametiyle, güzelliğiyle insanı hayrete uğratan mebani. (Süleymaniye ve Ayasofya câmileri gibi.) Devamını Oku

  • ABİLE: f. Su üzerindeki kabarcık. * Sivilce. Çıban. Devamını Oku

  • NUFAHA: Su üzerindeki kabarcık. Devamını Oku

  • MESAMM-ÜL CİLD: Tıb: Cilt üzerindeki küçük delikler. Devamını Oku

  • MUZTARRÎN: Çaresizler. Sıkıntı içinde olanlar.(Arkadaş! Bilhassa muztar olanların dualarının büyük bir tesiri vardır. Bazan o gibi duaların hürmetine, en büyük bir şey, en küçük bir şeye musahhar ve muti olur. Evet, kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir mâsumun duâsı hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeğe başlar. Demek duâlara cevap veren Zât, Devamını Oku

  • MESEMM: (C.: Mesâmm) Tıb: Cild üzerindeki küçük delik. Gözenek. Devamını Oku

  • HABAB: (Habâbe) Son derece muhabbet. * Su üzerindeki hava kabarcığı. Devamını Oku

  • BERNAME: f. Mektub başlığı. * Zarfın üzerindeki adres. * Fihrist. Devamını Oku

  • BAŞENG: f. Tohumluk olmak için saklanan sarı, iri hıyar, salatalık. * Asma üzerindeki üzüm salkımı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar