MERDANE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MERDANE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MERDANE: f. Erkekçesine. Merdcesine. Er'e yakışır surette. * Matbaada baskı, baskı makinelerinde ve ofset makinelerinde ise plâteye değerek mürekkeb vermek; ve toprağı bastırmak gibi çeşitli işlerde kullanılan silindir. * Yufka açmağa yarıyan oklava. * Erkek ayakkabısı.

Sponsorlu Bağlantılar

MERDANE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • GAYRET-İ MERDANE: Mertçesine gayret. Devamını Oku

  • BARUT: yun. Güherçile ile kükürt ve kömürden mürekkeb, alev alıcı bir maddedir ki, toz halinde olup, umumiyetle ateşli silahlarda ve taş kırmak gibi işlerde kullanılır. * Mc: Çabuk kızan, şiddet ve hiddete kapılan. Devamını Oku

  • KLİŞE: Fr. Matbaada tipografik baskıda kullanılan kabartma resim veya yazılar çıkarılmış madeni levha. Devamını Oku

  • CENDERE: yun. Tazyik. Baskı, basınç. * Dar dere, boğaz. * Kalın oklava. * Çamaşır ütülemeye mahsus iki ağaç üstüvaneden ibaret alet. * Mc: Sıkı ve dar yer. Devamını Oku

  • RENC-BER: f. (Renc; sıkıntı, zahmet. Ber; çeken) Tarla ve bahçede yahut başka işlerde kazmak veya taş, toprak taşımak gibi işlerde çalıştırılan gündelikçi. Amele, ırgat. * Çiftçi. Devamını Oku

  • BAHADIRANE: f. Yiğitçesine, kahramana yakışır surette. Devamını Oku

  • HATEMANE: f. Hâtem’e yakışacak şekil ve surette. Cömertçesine. Devamını Oku

  • KILIBIK: Karısının sözünden çıkmayan erkek. Karısının baskısı altında olan adam. Devamını Oku

  • HURUFAT: (Harf. C.) Harfler. Matbaada kullanılan dökme harfler. Devamını Oku

  • BAŞMAK: Eskiden kullanılan bir çeşit ayakkabı. Devamını Oku

  • ECZÂ: (Cüz. C.) Eczacılıkta kullanılan çeşitli maddeler. * Ciltlenmemiş kitab ve saire. * Cüz’ler, parçalar, kısımlar. * Bir kimyevi terkible vücuda gelip yanma hassası gibi böyle bir kuvvet ve te’siri haiz bulunan şey. Devamını Oku

  • NA’S: Uykusu gelmek. Uyku bastırmak. Devamını Oku

  • ZAMYA: Yufka dudaklı. * Yufka kapaklı. * Dişinin etleri boz olup kanı az olan kimse. Devamını Oku

  • GALEBE: Üstün gelmek. Yenmek. Bozmak. Çokluk. * Bastırmak. * Yeğin olmak. Devamını Oku

  • BAST: Genişlemek, açmak, yaymak. * Bir şeye el uzatmak. * Sevindirmek. * Bir mecliste haya sebebiyle olan sıkılmanın gitmesiyle açılmak. * Özür kabul etmek. * Kaplamak. * Tas: Allahın cemâl tecellisiyle kalbin sükûn ve huzur içinde ferahlaması. (Mukabili: “Kabz”dır.)(… Teellümât-ı ruhaniye ise; sabra, mücahedeye alıştırmak için Rabbani bir kamçıdır. Çünki emn ve ye’sin vartasına düşmemek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar