MENZİL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MENZİL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MENZİL: İnilen yer. Konulacak yer. * Yer. Dünya. Ev. * Mesafe.

MENZİL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEDVİR-ÜL MENZİL: Menzilleri çevirmek, döndürmek, idare etmek. * Ev idaresi. Devamını Oku

  • MENZİLNİŞİN: f. Yerinde oturan. Devamını Oku

  • MENZİLGÂH: f. Konak. Yer. Ev. Bir müddet durulan yer. Devamını Oku

  • MENZİL-İ KÜLLÎ: Mahrekin en son noktasına kadar olan mesâfe. Devamını Oku

  • MENZİLHANE: f. Konak yeri. Hayvan değiştirilen yer. Devamını Oku

  • MENZİLET: Derece, pâye, rütbe, mertebe. Yükseklik derecesi. * Konak yeri, inecek yer. Hane, ev. Devamını Oku

  • MENZİL-İ KAMER: Koz: Ayın dünya etrafındaki mahreki. Bu mahrekte aynı noktaya tekrar gelmek için geçen zaman. Devamını Oku

  • MEVZİ’: Bir şey konulacak yer. Devamını Oku

  • EŞBÛ: f. Odunluk, kömürlük. Kömür ve odun konulacak yer. Devamını Oku

  • MİL: İğne gibi ince ve uzun bir âlet. * Göze sürme çekecek âlet. * Ucu sivri çelik kalem. * Sivri dağ tepesi. * Bir çarkın, üzerinde döndüğü mihver, eksen. * Elektromotordan iş tezgâhına kuvvet nakleden uzun çelik çubuk. * Selin bıraktığı en verimli münbit toprak. * Mesafeyi gösteren işaret çubukları. * Bir kilometreden fazla mesafe, Devamını Oku

  • MEDA: Mesafe, nihâyet. Son. Devamını Oku

  • BEVN-İ BAİD: Çok açıklık, uzak mesafe. Devamını Oku

  • BU’D-İ MESAFE: Gidilen yolun uzaklığı. Devamını Oku

  • CEVB: Kesmek. * Yırtmak. * Mesafe almak. Devamını Oku

  • HATVE: (Hutve) Adım. Bir adım atışta iki ayak arasındaki mesafe. Bir adım atmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar