MENDUB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MENDUB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MENDUB: Yapılması beğenilen iş. Şeriatın yasak etmediği veya emretmediği iş olmakla beraber yapılmasında sevab ve mendubiyet olan amel. Müstehab. * İyilikleri anlatılarak arkasından gözyaşı döküp ağlanan ölü.

Sponsorlu Bağlantılar

MENDUB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • YAHYA (A.S.): Zekeriya’nın (A.S.) oğludur. Benî İsrail Peygamberlerinden ve İsa Aleyhisselâm’ın şeriatı ile amel edenlerden olmuştu. Hz. İsa’dan (A.S.) önce Tevrat’a göre hareket ederdi. Kudüs’ün o zamanki reisi, Hz. Yahya’nın, Hz. Musa şeriatı üzere amel etmediğini ileri sürdüklerinden şehid ettiler. Devamını Oku

  • AMEL-İ SÂLİH: Allah rızâsına uyan hayırlı amel. Günahlardan uzak olan iş, fiil. Maddi veya mânevi hukuk-u ibâdı ifâ etmek.(Bugünlerde Kur’an-ı Hakîm’in nazarında, İmandan so a en ziyade esas tutulan takvâ ve amel-i sâlih esaslarını düşündüm. Takvâ, menhiyyattan ve günahlardan ictinab etmek ve amel-i sâlih, emir dâiresinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def-i şer, celb-i Devamını Oku

  • TAKVA: Bütün günahlardan kendini korumak. Dinin yasak ettiğinden veya haram olduğunda şüphesi olan şeylerden çekinmek. (Bak: Amel-i-sâlih, İttika, Vicdan)(Takva, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek; ve amel-i salih emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def’-i şer, celb-i nef’a racih olmakla beraber; bu tahribat ve sefahet ve cazibedar hevesat zamanında bu takva olan, def-i mefasid Devamını Oku

  • EMR-İ İSTİHBABÎ: Müstehab veya sünnet olan vazife.* Sevdirmek için verilen emir. * Muhabbetin gereği olarak yapılması gereken iş. Devamını Oku

  • HEDY: Cenab-ı Hakk’ın rızası için veya ihramda iken yapılması yasak olan herhangi bir fiili işlemekten dolayı kusurunu affettirmek ricasiyle, keffaret olarak Harem-i Şerif’e götürülen veya kendisi veya parası gönderilen kurban. Devamını Oku

  • DEF-İ ŞER: Kötülüğü ve şerri def’etmek.(Bu günlerde, Kur’an-ı Hakîm’in nazarında, imandan so a en ziyade esas tutulan takva ve amel-i sâlih esaslarını düşündüm. Takva, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek ve amel-i salih emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def’-i şer, celb-i nef’a racih olmakla beraber; bu tahribat ve sefahet ve cazibedar hevesat zamanında Devamını Oku

  • İBAHA: (İbahe) Sevab veya günah olmamak. Bir şeyin yasak ve haram olmaktan çıkması. * İzin vermek. Mübah ve helâl kılmak. * Bir şeyi izhâr etmek. Devamını Oku

  • MEKRUH: İğrenç, nahoş görülen şey. * Fık: Şeriatın haram etmediği, fakat zaruret olmadan yapılmasına izin vermediği, zanna dayanan delil ile işlenmesi caiz olmayan iş. * Mihnet. Şiddet. Devamını Oku

  • MÜNKER: Allah’ın (C.C.) râzı olmadığı şey. * İnkâr edilmiş olan. * Şeriatın kabâhat ve haram diye bildirdiği şey. Makbul ve müstehab olmayıp, günah ve kabahat olan. * Mezardaki suâl meleklerinden birisinin ismi. Diğerinin ise “Nekir” dir. Devamını Oku

  • MEŞRUA: Şeriatın kabul ettiği hâl. Yapılması serbest olup, haram olmayan. Allah’ın (C.C.) kanununda müsaade edilen. Şeriatça yapılması günah olmayan. Devamını Oku

  • SİPER: f. Arkasına saklanılacak şey. Koruyan. * Mânia. Sığınak veya set arkası, duvar altı gibi kuytu yerler. * Okun, giderken kabzayı zedelememesi için sol elin üzerine konulan âlet. * Muharebede askerin kurşun ve gülleden korunması için toprak kazılarak açılan ve ön tarafına, çıkan topraklar yığılmak suretiyle vücuda getirilen korunma yerleri. * Kalelerin üstünde ok ve Devamını Oku

  • SEVAB: Hayır. Hayırlı iş. Allah (C.C.) tarafından mükâfatlandırılacak doğruluk ve iyilik karşılığı. Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmağa mahsus iyi amel. Devamını Oku

  • TESVİB: Sevab vermek demektir. Sevab da ceza gibi, hayır veya şer herhangi bir şeyin karşılığıdır. Sevab, hayırda meşhur olmuştur. Lisanımızda da ceza, şerde kullanılmıştır. (E.T.) Devamını Oku

  • MENHÎ: Şer’an yapılması yasak olan, haram olan şey. Devamını Oku

  • MAAL-KERAHE: Kerih, çirkin, kötü olmakla beraber. Kerahetle beraber. Mekruh olarak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar