MENAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MENAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MENAT: İslâmiyyetten evvel cahiliyyet devrinde Kâbedeki bir putun adı.

Sponsorlu Bağlantılar

MENAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TENKİH-ÜL MENAT: Menatın, yani illetin ayıklanması. Usul-ü Fıkhın kıyas bahsine ait bir ıstılahtır. Kıyasın dört rüknünden biri olan illetin, diğer benzeri hususiyetlerden ayıklanmasıdır. Şöyle ki: Şâri (Allah C.C.) bir hükmü bir sebebe bina eder. Fakat o illetle beraber hükme te’siri olmayan birçok özellikler de bulunur. Bu yabancı özellikleri ayıklamak ve esas sebebi meydana çıkarmak gerektir. Devamını Oku

  • ASR-I CAHİLİYYET: Cahiliyyet asrı. Cahiliyyet devresi. * Arabistan’da İslâmiyet’ten önceki putperestlik ve vahşet devri. Devamını Oku

  • MEDİNE: Şehir. * Hicazda Hz. Peygamberin (A.S.M.) türbesi bulunan şehirdir. Buranın İslâmiyyetten evvel ismi “Yesrib” idi. Devamını Oku

  • MEDAİN: (Medayin) Şehirler, medineler. Büyük memleketler. * Şimdi harabe olup İslâmiyyetten evvel yaşamış Kisralıların Nuşirevan zamanında kurdukları merkez-i hükümetleri olan büyük şehir. Peygamber Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın doğduğu gece bu şehirdeki büyük sarayın eyvanları yıkılmıştı. Devamını Oku

  • UZZA: İslâmiyetten evvel câhiliyet devrinde büyük putlardan birisinin ismi. Devamını Oku

  • HALİFE-İ EVVEL: Devlet dairelerinde yazı işlerinde çalışanlar. Tanzimattan evvel kalem teşkilâtı; halife, halife-i sâni, halife-i evvel olmak üzere üç derece idi. Ondan so a bir kısım dairelerde bunun yerine baş kâtib, bazılarında da mümeyyiz-i evvel denilmiştir. Devamını Oku

  • YEUK: Nuh Aleyhisselâm’ın kavminin putlarından bir putun ismi. Devamını Oku

  • REBİ-İ EVVEL: İlkbahar. Çiçeklerin açıp otların bittiği mevsim. (Bak: Rebi-ül Evvel) Devamını Oku

  • SÂBIKÎN-I İSLÂM: En evvel müslüman olan sahabeler. (Bak: Ashab-ı Suffa, Saff-ı evvel) Devamını Oku

  • İBTİDAÎ: Başlangıca ait, en önce olarak. İlk, evvelâ. * Ham, işlenmemiş. * İlk tahsil veren okul. (Daha da evvel bunun yerine “Sıbyan Mektebi” tabiri kullanılırdı.) Devamını Oku

  • MUKADDİME: Evvel gelen. Öne geçen. Her şeyin evveli. * Bir kitapta asıl maksada başlamadan evvel kitapda olan bahisler hakkında ve kitabın muhteviyatına dâir yazılan makale, önsöz. * Alın. Nâsiye. Alındaki perçem. Devamını Oku

  • EVVEL-BE-EVVEL: Herşeyden önce, ilk, evvelâ. Devamını Oku

  • RUKBA: Muntazır olmak, beklemek. * Bir kimseye, “Ben senden evvel ölürsem bu elbiseler senin olsun, eğer sen evvel ölürsen yine benim olsun” demek. Devamını Oku

  • TÜBBA': Hz. Muhammed’in (A.S.M.) bi’setten evvel geleceğini haber veren ve şiiri ile imanını ilân eden bir Yemen Meliki. * Câhiliyetten evvel Yemen Padişahlarının nâmı. * Bir kuş cinsi. Devamını Oku

  • EVVELİYET: Evvel oluş. (Bak: Mecaz) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar