MEHAZ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MEHAZ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MEHAZ: Su akacak yer, su mecrası. * Gebe kadının ağrısının tutması. * Gebe deve.

MEHAZ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MEHAZİN: Mahzenler. Hazineler. Mal doldurulan yerler. Devamını Oku

  • TELAKKUH: Kendisini gebe, hâmile gösterme. Gebe kalabilme. Devamını Oku

  • LIKVE: Cimanın evvelinde gebe olan kadın. * Tez yüklü olan deve. * Kova. Devamını Oku

  • NASIFE: (C.: Nevâsıf) Su mecrası, su yolu. Devamını Oku

  • ÇAKACAK: f. Silahlı çatışmadan çıkan ses. Devamını Oku

  • CÜRAF: Sel yolu. Selin aktığı mecrası. Devamını Oku

  • MEZNEB: (C: Mezânib) Kepçe. * Suyun akacak olduğu yer. Devamını Oku

  • MAHAZ: Su akacak yer. * Tıb: Doğum ağrısı. Doğum esnalarında gelen sancı. Devamını Oku

  • HÜDAM: Deniz tutması. Devamını Oku

  • TAHAMMÜD: Ateşin sönmeğe yüz tutması. Devamını Oku

  • GABB: Sıtmanın gün aşırı tutması. Devamını Oku

  • RİB’: Sıtmanın bir gün tutup iki gün tutmaması ve dördüncü gün yine tutması. Devamını Oku

  • SAYİBE: (C.: Siyeb) Adak için ayrılıp üstüne binilmeyen ve sütü içilmeyen dişi deve. * “Ümm-ül bahire” adı verilen ve peşpeşe üç dişi deve doğuran deve. Bu deveye de binilmez, sütü sağılmaz. Yabana salarlar, ölünceye kadar gezer. Devamını Oku

  • TEL’A: (C.: Tilâ) Su yolu, su mecrası. * Sel yolu. * Yerin alçağı ve yükseği. Çukurluk ve tepe. Devamını Oku

  • GEBE: (Bak: Hâmile) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar