MEFRED Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MEFRED kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MEFRED: Çok büyük, kocaman, aşırı derecede iri.

Sponsorlu Bağlantılar

MEFRED ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MEFRED: Çok büyük, kocaman, aşırı derecede iri. Devamını Oku

  • HISAL-İ HAMÎDE: Medhe ve övülmeğe lâyık güzel huylar, güzel hasletler.(…Dost ve düşmanın ittifakı ile ahlâk-ı hasenenin, şahsında en yüksek derecede; ve bütün muamelâtının şehadetiyle secâyâ-yı sâmiye, vazifesinde ve tebligatında en âlî bir derecede ve din-i İslâmdaki mehasin-i ahlâkın şehadetiyle, şeriatında en âlî hısal-i hamîde, en mükemmel derecede bulunduğuna ehl-i insaf ve dikkat tereddüd etmez. S.) Devamını Oku

  • ALE-L-KİFAYE: Yetecek kadar, kâfi gelir derecede, yeter derecede. Devamını Oku

  • KAFİYEPERESTLİK: Kafiye için safiyeyi feda edecek derecede kafiyeye ehemmiyet vermek. Birinci derecede kafiyeyi düşünüp, mânayı arka plana atmak. Devamını Oku

  • KAZULET: Kocaman. Devamını Oku

  • DAHM: İri, büyük, kocaman, cüsseli, kalın. Devamını Oku

  • BÎ-FASAL: (Kürtçe) Fırsat vermeyen, kocaman mahlûk. Devamını Oku

  • CÜLAZÎ: Kocaman ve kuvvetli. İriyarı. * Hâdim, hademe, hizmetkâr. * Kilise veya manastır uşağı. * Papaz veya keşiş. Devamını Oku

  • TAABBÜD: İbadet etmek. Kulluk etmek.(Ey insan! Kur’ânın desâtirindendir ki, Cenab-ı Hakk’ın mâsivâsından hiçbir şeyi ona taabbüd edecek bir derecede kendinden büyük zannetme. Hem sen kendini hiç bir şeyden tekebbür edecek derecede büyük tutma. Çünkü mahlukat, ma’budiyetten uzaklık noktasında müsâvi oldukları gibi, mahlukiyet nisbetinde de birdirler. L.) Devamını Oku

  • MASİVA: Ondan gayrısı. (Allah’tan) başka her şey hakkında kullanılan tâbirdir) Dünya ile alâkalı şeyler. (Bak: Taabbüd)(…Ey insan! Kur’anın desâtirindendir ki; Cenab-ı Hakkın mâsivasından hiçbir şeyi ona taabbüd edecek bir derecede kendinden büyük zannetme. Hem sen kendini hiçbir şeyden tekebbür edecek derecede büyük tutma. Çünkü mahlukat ma’budiyetten uzaklık noktasında müsavi oldukları gibi mahlukiyet nisbetinde de birdirler. Devamını Oku

  • BELÂGAN MÂ-BELÂG: Bol bol. Çok kâfi derecede. Devamını Oku

  • FEVKALGAYE: Son derecede. Devamını Oku

  • YE’S: Emelinden kesilmek. Ümidsizlik. Nevmid olmak. Matlubunun hâsıl olmasına ümidini kesmek.(Arkadaş! Amele ve taate muvaffak olmayan azaptan korka, ye’se düşer. Böyle me’yusun gözüne, dinî mes’elelere münafi edna ve zayıf bir emare, kocaman bir bürhan görünür. Böyle birkaç emareyi elde eder etmez; diğer emarelerin saikasıyla ilân-ı isyan ederek İslâm dairesinden çıkar, şeytanın ordusuna iltihak eder. M.N.) Devamını Oku

  • A’ZAMÎ: En fazla, en çok, nihayet derecede. Devamını Oku

  • MİKDAR-I KÂFİ: Yeter derecede. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar