MECMA-I HAKAİK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MECMA-I HAKAİK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MECMA-I HAKAİK: Hakikatlerin toplandığı yer. Hakikatlerin merkezi.

Sponsorlu Bağlantılar

MECMA-I HAKAİK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MUZMER-İ HAKAİK: Saklı, gizli kalmış, meydana çıkarılmamış hakikatler. Hakikatlerin gizlisi. Devamını Oku

  • MECMA-ÜL KÜLL: Hepsinin toplandığı yer. Devamını Oku

  • MECMA-ÜL EZDÂD: Zıtların toplandığı yer. * Mutlak hürriyet. Devamını Oku

  • İNKILÂB-I HAKAİK: Hakikatlerin tam zıddına dönmesi (ki, böyle bir şey mümkün değildir.) (Bak: İçtima-ı zıdden) (İnkılâb-ı hakaik ittifâken muhaldir. Ve inkılâb-ı hakaik içinde muhal ender muhal, bir zıd, kendi zıddına inkılâbıdır. Ve bu inkılâb-ı ezdâd içinde bilbedahe bin derece muhâl şudur ki: Zıd kendi mâhiyetinde kalmakla beraber, kendi zıddının aynı olsun. S.) Devamını Oku

  • HAKAİK: (Hakayık) (Hakikat. C.) Hakikatler. Devamını Oku

  • HAKAİD: (Hakd. C.) Kinler, garezler, hasedler. Devamını Oku

  • MECMA-I EKBER: En büyük toplanma yeri. Mahşer. Devamını Oku

  • MECMA': Toplanılacak yer. Kavuşulan yer. Devamını Oku

  • MECMA-İ ALEYH: Hakkında toplanılan, ittifak edilen, birleşilen şey. Devamını Oku

  • HAKAİK-I NİSBİYE: Nisbete, ölçüye göre olan hakikatlar.(Hakaik-ı nisbiye denilen şeyler, kâinatın eczası arasında bulunan rabıtalardır. Ve kâinattaki nizam, ancak hakaik-ı nisbiyeden doğmuştur. Ve hakaik-ı nisbiyeden kâinatın envaına bir vücud-u vahid in’ikas etmiştir. Hakaik-ı nisbiye, büyük bir ölçüde hakaik-i hakikiyeden çoktur. Hattâ bir zatın hakaik-ı hakikiyesi yedi ise, hakaik-ı nisbiyesi yediyüzdür. Binaenaleyh kubuh ve şerde, şer Devamını Oku

  • DİVAN: Eskiden yaşamış şâirlerin şiirlerinin toplandığı kitap. * Büyük meclis. Büyük ve idâre işlerine bakan bilgili, nüfuzlu kimselerin toplandıkları yer. Devamını Oku

  • İKİNDİ DİVANI: t. Tanzimattan evvel sadrazamların kendi konaklarında yaptıkları divanlar. Bu divan ikindi namazından so a toplandığı için bu adı almıştı. Bâb-ı Âlî teşkilâtının ilk şekli olarak Divan-ı Hümayun, muayyen günlerde toplandığı zaman, vezir-i azamlar da divanda bitirilemeyen veya arza lüzum görülmeyen işleri kendi konaklarında salı ve perşembenin haricindeki günlerde hallederlerdi. Sadrazamdan başka hiçbir vezir, Devamını Oku

  • MERKEZ-İ ARZ: Arzın merkezi. Dünyanın merkezi, iç tarafı. Devamını Oku

  • KÜVVİRET: (Tekvir. den) Toplandı, dürüldü. Devamını Oku

  • BAŞKENT: t. Başşehir. Bir devletin idare merkezi olan şehir. Devlet merkezi. Payitaht. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar