MAZFUF Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MAZFUF kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MAZFUF: Yanında olan şeyleri tamamen tükenmiş olan kimse.

Sponsorlu Bağlantılar

MAZFUF ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BELİĞ: Edb: Belâgatli kimse. Meramını tamamen, noksansız ve güzel sözlerle anlatmağa muktedir olan. * Kâfi derecede olan. Yeter olan. Devamını Oku

  • MÜMTEZİC: İmtizac eden. Birleşmiş olan, birleşik. * Birbirine tamamen uygun olarak karışmış olan. * Aralık bırakmayan, birbirine karışık, tamamen kapanan. * Birbiriyle iyi geçinen. Devamını Oku

  • MÜRÜVVET: İnsaniyet. İnsanlığa uygun olan şeyi yapmak. Güzel ve iyi şeyleri alıp, kötü şeyleri ve hâlleri bırakmak. * Ana baba saadeti. * Mertlik, yiğitlik. * Reculiyet. Devamını Oku

  • MÜNKAZİ: (Münkaziye) (Kazâ. dan) Bitmiş, tükenmiş, sona ermiş, ardı kesilmiş. Devamını Oku

  • KÂSE-BEND: f. Çatlamış, kırılmış. * Kâse gibi şeyleri tamir eden kimse. Devamını Oku

  • MUHAMMIS: Mısır, kahve gibi şeyleri kavuran veya kavurarak satan kimse. * Tava. Devamını Oku

  • TASVİR: Hiss ve mahsusata münhasır olan ifâde. * Bir şeyi söz veya yazı ile anlatmak. Resim yapmak. * Bir şeye şekil ve suret vermek. Resim. * Edb: Görebildiğimiz ve hissedebildiğimiz şeyleri bize gösterebilecek veya hariçte vücudu olmayan fakat hissedilen şeyleri duyurabilecek meleke. Devamını Oku

  • ABDAL: t. Safdil, ahmak, bön. * Afganistan’da yaşıyan bir Türk kavminin adı, bu kavimden olan kimse. * Anadoludaki bazı göçebelerin adı ve bunlardan olan kimse. * Derviş, ermiş, kalender. Kendini Allah’a adamış. Ona teslim olmuş, bu yolda çile çekmiş kimse. (Bak : Ebdal) Devamını Oku

  • NEFAİS-PEREST: f. Nefis şeyleri beğenenen, güzel şeyleri seven. Devamını Oku

  • MÜSEVVEME: Talim ve terbiye görmüş, hilkaten tamamen olan at. * Nişan edilmiş. * Süslü. Devamını Oku

  • İCARE-İ MÜN’AKİDE: Bey’ide olduğu gibi in’ikad şartlarını tamamen câmi’ olan icaredir. Devamını Oku

  • FARK-I TÂMM: Tas: Dünya ile olan alâkaları tamamen terkederek, ehadiyyet dergâhına tam bir teveccühle istiğrak haleti. Devamını Oku

  • BEDİ': (Bedia) Eşi, benzeri olmayan. Hayret verici güzellikte olan. * Garib. Acib. * Benzeri olmayan şeyleri vücuda getiren. Kimseye benzemeyen. İcad edici olan. * Hâlık ve Hallak-ı Cihan olan. * Beğenilen. * Yeni bulunmuş ve görülmedik tarzda olan. * Edb: Sözün garib ve güzel olması hâli. Devamını Oku

  • MÜRTEDİ': Yasak olan şeyleri yapmayan, onlardan kaçınan. Devamını Oku

  • CİHAZ: Âlet ve edevat.* Gelinin lüzumlu şeyleri. Çeyiz. * Cenazenin kaldırılması için lâzım olan eşya. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar