MANTUK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MANTUK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MANTUK: Bir lâfzın nutuk hâlinde, söz sahasında üzerine delâlet ettiği şey. " Şu kitabı satın aldım", sözünde bu lâfzın mantuku, o kitabın satın alınmış olmasıdır. * Söz, nukut, mânâ, mefhum.

Sponsorlu Bağlantılar

MANTUK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MEF’UL: Yapılan iş. Fâilin eseri. * Gr: Fâilin fiilinin te’sir ettiği şey. “Nuri kitabı okudu” cümlesinde, kitab mef’uldür. Devamını Oku

  • İRAD-I NUTK: Nutuk iradetme. Nutuk söyleme. Devamını Oku

  • YUŞA (A.S.): Hz. Musa’dan (A.S.) so a peygamber olmuş ve Benî İsrail’i çöllerden kurtarmıştı. Ondan so a pek çok reisler Yahudilerin idaresinde bulundu, bazan da hâkimsiz kalarak esaret hayatı yaşadılar. Tâ bir müddet so a İsmail (A.S.) hâkim oldu. Onbir sene Benî İsrail’i idare etti. So a içlerinden bir melik olmasını istediler. İsmail (A.S.) Tâlut’u Devamını Oku

  • İBN-İ İSHAK: (Ebu Abdullah Muhammed) Medine’de büyümüştür. Hz. Muhammed’in (A.S.M.) hayatına dair vak’aları derin bir alâka ile toplamağa başladı. Daha so a Mısır’a, oradan da Irak’a gitti. Hi: 151 veya 152 tarihinde Bağdat’ta vefat etti. Siyere dair iki eser vücuda getirmiştir.1. Kitab-ül Mübtedâ ve Kısâs-ul Enbiya. 2. Kitab-ül Magazi. Devamını Oku

  • KELÂNÎ: (Kilâet. den) Sakladı ve beni muhafaza etti veya eder, (meâlinde). Devamını Oku

  • CİLD: Deri. * Meşin. * Kitab kabı. * (Masdar olarak) Kitabın dikilip kap geçirilmesi. * Bir büyük kitabın bölündüğü kısımların her biri. Devamını Oku

  • TERAVUH: Ayakta çok durmak icab ettiği zamanlar, kâh sağ ayak üzerine ve kâh sol ayak üzerine durmak. Devamını Oku

  • BİNA-YI MECHUL: Fiilde fâilin, öznenin meçhul olması hâli. Meselâ: “Yazmak” fiilinin binâ-yı meçhulü olan “yazıldı” kelimesinde olduğu gibi. Fiilde fâilin belli olması hâlinde de “binâ-yı malûm” denir. “Nuri yazdı” gibi. Devamını Oku

  • NUKTA: (C.: Nukat-Nukut-Nikât) Nokta. Devamını Oku

  • DUNEHU HART-ÜL KATAT: “Elini dikenli ağaç üzerine çekmek, ondan daha kolay.” meâlinde bir tabirdir. Devamını Oku

  • RAHMETULLÂHİ-ALEYH: “Allah’ın (C.C.) rahmeti onun üzerine olsun” meâlinde vefat etmiş müslümanlar için söylenen duâ. Devamını Oku

  • MÜELLİF: (Ülfet. den) Te’lif eden. Kitab tertib eden, kitab yazan. Kitab meydana getiren. * İmtizac ettiren. Devamını Oku

  • MÜELLİF: (Ülfet. den) Te’lif eden. Kitab tertib eden, kitab yazan. Kitab meydana getiren. * İmtizac ettiren. Devamını Oku

  • ALEYHİSSALATÜ VESSELAM: Salât ve Selâm onun üzerine olsun, meâlinde Peygamberimiz Hazret-i Muhammed’in (A.S.M.) ismini duyunca söylenmesi sünnet olan bir duâdır. Devamını Oku

  • ŞEYYEBET: (Şeyb. den) İhtiyarlattı (meâlinde fiildir.).Şeyyebetnî : Beni ihtiyarlattı, beni ihtiyar etti (mânâsında) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar