MAL-İ MİRÎ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MAL-İ MİRÎ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MAL-İ MİRÎ: Miri malı. Hükümete veya devlete ait mal.

Sponsorlu Bağlantılar

MAL-İ MİRÎ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ARÂZİ-İ EMİRİYYE-İ MEVKUFE: Huk: Sadece hazine menfaatleri veya tasarruf hakları veyahut ikisi de bir hayır cemiyetine ayırılan miri arazi. Devamını Oku

  • ARÂZİ-İ MİRİYE: Devlete ait arazi. Devamını Oku

  • MİRÎ: Devlete âid. Devlet hazinesine mensub. Devamını Oku

  • BOYKOT: (Boykotaj) Fr. Bir şahıs veya devlete karşı alış-verişi, münasebetleri kesmek. Bir ülkeyi, bir topluluğu veya bir şahsı zarara sokmak maksadıyla onunla her türlü ilgiyi kesme. * Bir işten geçici olarak çekilme; işe, çalışmaya hep birlikte katılmama. Devamını Oku

  • MAHLULAT: Mirasçısı olmadığı için evkâfa veya hükümete kalan miraslar. Devamını Oku

  • SEFİR: Elçi. Bir devletten diğer devlete bazı işler için gönderilen memur. * Islık sesi. Devamını Oku

  • KADEMİYYE: Ayak bastı parası. * Eskiden hükûmete ait bir davetiye veya emri tebliğ etmek için gönderilen memura, masrafları karşılığı olarak verilen ücret. Devamını Oku

  • AMİR: Mâmur eden, harâbelikten kurtaran, şenlendiren. * İmâr olunmuş. * Devlete âit, mirî. Devamını Oku

  • MİRİLU: Uzayan harblerde ve askerin kifayetsizliği zamanlarında aylıkla toplanan askerler. Bunlar talimsiz, intizamsız oldukları için “Nefer-i âm: Bütün halkın cenge sürülmesi” hükmünde kalıyor, bir istifade te’min olunamıyordu. Yeniçeri Ocağı’nın ilgasıyla muntazam askerî teşkilât yapılınca bu türlü asker istihdamından vaz geçilmiştir. * Hükümete ait gelir menbaları yerinde de mirilu tabiri kullanılırdı. Devamını Oku

  • ABBASÎ: Resul-i Ekrem’in (A. S.M.) amcası Hz. Abbas’ın neslinden gelen veya aynı sülâleden gelenlerin kurdukları devlete mensup olan. Devamını Oku

  • MÜFLİHANE: f. Selâmete çıkarak. Felâh bularak. Devamını Oku

  • MÜFLİHÎN: (Müflih. C.) Selâmete çıkanlar, kurtulanlar, felâha erenler. Devamını Oku

  • MÜFLİHÛN: (Müflih. C.) Kurtulanlar, iflâh olanlar, felâha erenler, müflihler, selâmete çıkanlar. Devamını Oku

  • JURNAL: Fr. İlk önce gazete ve rapor mânasına kullanılırken so adan “hükümete ihbar” gibi olan hâdiselere denilmeğe başlandı. İhbar, şikâyet, polis raporu. İnsanı kötüleyerek verilen haber veya rapor. Devamını Oku

  • ARÂZİ-İ EMİRİYYE-İ SIRFA: Huk: Beytülmâle mahsus menfaatleri ve tasarruf haklarından hiçbiri bir cihete verilmeyip devlete ait olan ve şahıslara dağıtılan memleket arazisi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar