MAKDUH(E) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MAKDUH(E) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MAKDUH(E): (Kadh. den) Beğenilmemiş, ayıp.

Sponsorlu Bağlantılar

MAKDUH(E) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KADİH(A): (Kadh. dan) Bir kimse hakkında kötü söz söyleyen. Zemmedici, çekiştirici, kötüleyici. Devamını Oku

  • KADH: Zemmetme, çekiştirme. Bir kimsenin ayıb ve kusurlarını söyleyerek gıybet etme. * Men’etmek, engel olmak. * Çakmak taşını çakmak. * Bir kimsenin işine halel vermek. Devamını Oku

  • ÇAR-GUŞE: f. Dört köşe. Dört taraf. Dört yön. Devamını Oku

  • MA’KUS(E): Tersine dönmüş, aksetmiş, başaşağı çevrilmiş, zıddı. * Uğursuz. Devamını Oku

  • MA’HUD(E): Vaad edilen. Söz verilen. Belli olan. * Mezkur, sözü geçen. * Mc: Fena bilinen kadın. Devamını Oku

  • HEM-GUŞE: f. Komşu. Devamını Oku

  • ÇE: f. Küçültme edatı olap bu mânâ ile Farsça isimlere eklenir. Devamını Oku

  • ŞEŞ: f. Altı. 6 Devamını Oku

  • ŞEŞ-PA: f. Altı ayaklı. Devamını Oku

  • ŞİŞE: Camdan yapılmış ağzı dar uzunca kap. Lâmbaya geçirilen camdan küçük baca. * Çeşitli maksatlarla çakılan çıta. Devamını Oku

  • ÇEÇ: f. Hububat elenen kalbur. * Harman savurmakta kullanılan yaba. Devamını Oku

  • EĞE: Maden vesaire yontmaya mahsus ince dişli âlet. Törpü. Devamını Oku

  • E: Gr: İstifham, sorgu edatı. (Ezehebe Nuri: Nuri gitti mi? derken Ezehebe’nin başındaki “E” harfi gibi) * Arapça kelimelerin sonuna “e” gelerek onları müennes yapmaya yarar. Âdil, Âdile… Emin, Emine… Kâmil, Kâmile… Nuri, Nuriye… gibi. (Bak: Müennes) Devamını Oku

  • EŞK-VER: f. Ağlayan, gözyaşı döken. Devamını Oku

  • EŞK-BAR: f. Çok ağlayan. Çok gözyaşı döken. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar