MAHZEN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MAHZEN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MAHZEN: Hazine ve define gibi şeyleri koyacak yer. * Erzak yeri. * Bodrum. Yeraltı.

Sponsorlu Bağlantılar

MAHZEN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NİHANHANE: f. Saklanacak yer. Mağara, bodrum, mahzen. Devamını Oku

  • MÜFTEH: Hazine, define. Devamını Oku

  • MEKMENE: Pusu, gizlenilecek yer. * Define, hazine. Devamını Oku

  • KÜREYVAT-I HAMRA: Kırmızı kan kürecikleri. Kana kırmızı rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücrecikler olup kanın her mm.küpünde beş milyon kadar bulunurlar, beden hücrelerine erzak dağıtırlar ve bir kanun-u İlâhî ile hücrelere erzak yetiştirirler. (Tüccar ve erzak memurları gibi) Devamını Oku

  • GENC (GENCİNE): f. Define, hazine. Gömülü hazine. Kenz. Devamını Oku

  • KİLER: Erzak koymağa mahsus dolap. Yiyecek, içecek şeyler koyulan mahzen, anbar veya oda. (Bak: Kilar) Devamını Oku

  • HAZİNE: Define. * Kıymetli şeyleri saklayacak sağlam yer. Devamını Oku

  • KUMANYA: ing. Bir gemi içinde bulunan kimselerin beslenmeleri için gemiye doldurulan erzak. Gemi zahiresi. * Eskiden piyade kayığının arka kısmındaki dolapçık. * Gemi kileri. Geminin erzak koymağa mahsus yeri. Devamını Oku

  • ERZAK-I ASKERİYYE: Askere verilen erzak. Devamını Oku

  • İFRAZ HAZİNESİ: Tar: Kullanılmayan kıymetli eşyanın saklandığı yer. Bu gibi kıymetli şeylerden ikinci dereceden olanların muhafaza olunduğu yere de “Bodrum Hazinesi” denilirdi. Devamını Oku

  • ZIMAR: Ele geçmesi mümkün olmayan kaybolmuş mal. Alacak veya yeri bilinmeyen mal. * Gizli kalmış hazine, iş veya şey. Devamını Oku

  • FETH: Açma, başlama. * Zaptetme. Ele geçirme. Zafer. Nusret. * Faydalı şeyleri elde etmek için yolları açmak. Muğlak şeyleri açmak. Bu iki suretle olur. Biri, basâr ile idrâk olunur. Gam ve kederi gidermek gibi. İkinci de: İki nevi olup birincisi; dünya işlerinde olur. Sürur vermekle gamı izâle etmek, bir değerli şey vermekle fakirliği kaldırmak gibi. Devamını Oku

  • FETH: Açma, başlama. * Zaptetme. Ele geçirme. Zafer. Nusret. * Faydalı şeyleri elde etmek için yolları açmak. Muğlak şeyleri açmak. Bu iki suretle olur. Biri, basâr ile idrâk olunur. Gam ve kederi gidermek gibi. İkinci de: İki nevi olup birincisi; dünya işlerinde olur. Sürur vermekle gamı izâle etmek, bir değerli şey vermekle fakirliği kaldırmak gibi. Devamını Oku

  • HAZİNE KETHUDASI: Tar: Yavuz Sultan Selim Han zamanında kurulan hazine kethudâlığı, saraya girip çıkan demirbaş eşyanın korunup saklanmasıyla mes’ul idi. Bu müessesenin başında bulunan memura da hazine kethudâsı denilirdi. Devamını Oku

  • ZİR-İ ZEMİN: Yeraltı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar