MAHRUM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MAHRUM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MAHRUM: Maddi veya manevi nimetlerden uzak kalmak. * Malı bereket bulmaz olan bedbaht. Felâhtan nasibsiz olan. * İffetinden dolayı zengin zannedildiğinden sadakadan mahrum olan.

Sponsorlu Bağlantılar

MAHRUM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • FÂSIK-I MAHRUM: Günah işlemeye hazır olduğu halde fırsat bulamayan. Devamını Oku

  • MAHRUMİYYET: Elde edemeyiş. Yokluk. Mahrumluk. İstediğini elde edememe. Devamını Oku

  • DEPRESYON: Fr. Maddi veya manevi çöküntü. İç sıkıntısı. Devamını Oku

  • BÎ-BEHRE: Nasibsiz. Mahrum. Devamını Oku

  • TEBERRÜK: Bir şeyi bereket veya saadet vesilesi sayarak almak veya vermek. Uğur ve bereket saymak. * Hayr-ı İlâhiye hissedâr olmak. Devamını Oku

  • GUSÜL: Boy abdesti. Temizlenmek. Maddi, manevi temizlik için şartları dahilinde yıkanmak. Taharet-i Kübrâ da denir. Devamını Oku

  • FEVERÂN: Maddi ve manevi kaynayıp fışkırmak. * Köpürmek. * Coşmak. * Kokunun etrafa yayılması. * Depreşmek. * Şiddet. Devamını Oku

  • DUMUR: Bir uzvun maddi veya mânevi kabiliyetinin körelmesi. Gıdasızlıktan dolayı bir uzvun kuruyup kalması. Helâk. Körelmek. * Bir yere izinsiz gitmek. Devamını Oku

  • GURUR: Kibir. Boş yere güvenmek. * Kıymetsiz şeylere güvenip mağrur olmak.(Evet, gurur ile insan maddi ve mânevi kemalât ve mehâsinden mahrum kalır. Eğer gurur saikasıyla başkaların kemalâtına tenezzül etmeyip, kendi kemâlâtını kâfi ve yüksek görürse, o insan nâkıstır. Böyle insanlar, malumat ve keşfiyatlarını daha yüksek görmekle, eslâf-ı izamın irşâdat ve keşfiyatlarından mahrum kalırlar. Ve evhama Devamını Oku

  • MÜTEMAYİZ: Temayüz etmiş, ayrılmış olan. * İyiliğinden dolayı başkalarından ayrı olan. Devamını Oku

  • KAYLULE: Kerâhet vakti olmayan kuşluk vakti uykusu, öğle uykusu.(Re’fet, $ âyet-i celilesindeki $ kelimesinin mânasını merak edip sorması münasebetiyle ve hapiste sabah namazından so a sairler gibi yatmasından gelen rehavet dolayısıyla, elmas gibi kalemini atâlete uğratmamak için yazılmıştır. Uyku üç nevidir:Birincisi: Gayluledir ki, “fecirden so a tâ vakt-i kerahet bitinceye kadardır.” Bu uyku, rızkın noksaniyetine Devamını Oku

  • GİRAN-BAR: f. Meyvesi çok olan ağaç. * Ağır yüklü. * Gebe insan veya hayvan. * Zengin, gani. Devamını Oku

  • MEYMENE: Sağ kol, sağ taraf. * Meymenet, yümn-ü bereket. Bereket. Kuvvetlilik. Uğurluluk. Kutluluk. Devamını Oku

  • DERVİŞ: f. Gayet mütevazi ve kanaatkâr olan. * Kimsesiz, fakir. * Mâneviyâtla gönlü zengin olan fakir. * Mürid veya şeyh. Devamını Oku

  • HERGELE: Binilmek ve yük taşımak için alıştırılmamış at, kısrak, beygir veya merkep sürüsü. * Böyle bir sürüye dahil olan hayvan. * Mc: Terbiye ve görgüden büsbütün mahrum adam. * Bir işe yaramaz işçi kalabalığı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar