MAHKÎ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MAHKÎ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MAHKÎ: Hikâye olunmuş. Anlatılmış. Rivayet olunmuş olan.

Sponsorlu Bağlantılar

MAHKÎ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MAHKİYYUN ANH: Kendisinden bahsedilen, kendisinden anlatılan. Devamını Oku

  • MAHKÛMUN-LEH: Dâvayı kazanmış olan. Lehine hükmolunan. Devamını Oku

  • MAHKÛMUN-BİH: Kendisi hakkında hüküm verilmiş olan. Devamını Oku

  • MAHKÛMUN-ALEYH: Kendi aleyhinde hüküm verilmiş olan. Devamını Oku

  • MAHKÛM: Aleyhinde hüküm verilmiş olan. Dâvayı kaybedip cezalanan. * Birisinin hükmü altında bulunan. * Zorunda ve mecburiyetinde olma. Katlanma. Devamını Oku

  • MAHK: Gidermek. * İptal etmek, saymamak. * Eksik, noksan. Devamını Oku

  • KAZİYE-İ MAHKÛMUN BİHÂ: (Bak: Kaziye-i muhkeme) Devamını Oku

  • MUHADDES: Haber verilmiş. Tahdis olunmuş, şükranla bildirlimiş. Sadık-ül hads olan kimse. * Her zan, tahmine feraseti isabetli olan. * Nakil ve rivayet edilmiş olan. Devamını Oku

  • MERVİYAT: (Mervi. C.) Rivayet olunmuş şeyler. Kulaktan kulağa söylenerek gelmiş olan sözler. Devamını Oku

  • MEŞRUH: Şerh olunmuş. Anlatılmış. Açıklanmış. İzah olunmuş. Devamını Oku

  • ME’SUR(E): Ecdaddan rivayet edilen. * Meşhur. * İtibarlı. Beğenilmiş olan. * Rivayet yolu ile öğretilmiş meşhur ve mühim haberler. * Bir kılınç ismi. Devamını Oku

  • MEBSUT: Açılmış. Yayılmış. Serilmiş. * Mufassal. Etraflıca beyan olunan. Bast olunmuş. Uzun uzadıya anlatılmış. Devamını Oku

  • İSTİTRADEN: Edb: Bir bahis anlatırken, söz gelimi, başka bir mes’eleyi de anlatıvermek suretiyle. Devamını Oku

  • PRANGA: İng. Eskiden ağır cezalı mahkûmların ayaklarına takılan kalın zincir. * Halkalarıyla beraber iki okka yüz dirhem ağırlığındaki demire verilen addır. * Umumi hapishanelerde, hapishanenin iç nizamını bozan ve taşkınlık gösteren mahkûmların ayaklarına da pranga vurulurdu. Devamını Oku

  • KAL’A-BEND: f. Bir kale içinde yaşamağa mahkûm olmuş olan. Kal’aya bağlanmış. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar