MAHKEME-İ KÜBRA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MAHKEME-İ KÜBRA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MAHKEME-İ KÜBRA: Öldükten so a, âhiretteki ve Allah (C.C.) huzurundaki mahkeme. Bütün insanların muhakemesinin huzur-u İlâhiyede yapılacağı yer.

Sponsorlu Bağlantılar

MAHKEME-İ KÜBRA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MAHKEME-İ TEMYİZ: Adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme ve tahkik mercii olan yüksek mahkeme. Devamını Oku

  • MAHKEME-İ UZMA: Büyük mahkeme. Mahkeme-i Kübra. Devamını Oku

  • MAHKEME-İ ŞER’İYYE: şeriat mahkemesi. şeriat hükümlerine göre dâvalara bakan mahkeme. Devamını Oku

  • MAHKEME: (Hüküm. den) Dâvaların görülüp hükme, karara bağlandığı yer. İcra-yı adalet için çalışan resmî daire. Devamını Oku

  • MAHKEME-İ EVKAF: İkinci meşrutiyetin ilânından so a evkaf müfettişliği dairesine verilen ad. Devamını Oku

  • MAHKEME-İ NİZAMİYE: Adliye mahkemeleri. Temyiz mahkemeleri ile hukuk ve ceza mahkemeleri. Devamını Oku

  • MAHZAR: (Huzur. dan) Hazır olma. Gösteriş, görünüş. * Huzur yeri. Büyük bir insanın önü. * Birçok kimse tarafından imzalı dilekçe. * Mahkeme sicili. Devamını Oku

  • HÜKÜMNAME: f. Bir mahkeme veya hey’etin hüküm ve kararını hâvi vesika. Hükmü ihtiva eden kâğıt. Devamını Oku

  • KÜBRA: (Ekber’in müennesi) Büyük, daha büyük, en büyük. * Man: İkinci kaziye (İkinci önerme). Yâni, hadd-i ekberin bulunduğu cümle (Bak: Hadd-i ekber). Devamını Oku

  • CADDE-İ KÜBRA: Büyük cadde. * Mc: En selâmetli yol. Kur’an yolu. Sahabe ve Peygamber vârisi olan büyük zatların, müçtehidlerin yolu. Devamını Oku

  • VELAYET-İ KÜBRA: Büyük velilik. Akrebiyet-i İlâhiyenin inkişafına bakan ve veraset-i nübüvvetten gelen gayet kısa, fakat yüksek olan ve tarikat berzahına uğramadan zâhirden hakikata geçen velilik mesleği. (Sahabeler gibi)(Cadde-i kübrâ, elbette velayet-i kübra sahibleri olan Sahabe ve Asfiya ve Tâbiîn ve Eimme-i Ehl-i Beyt ve Eimme-i Müçtehidînin caddesidir ki doğrudan doğruya Kur’anın birinci tabaka şâkirdleridir. M.) Devamını Oku

  • HATÎCE-İ KÜBRA: Peygamberimizin (A.S.M.) ilk zevcesi ve mü’minlerin annesi. Yirmidört sene bütün varlığıyla ve mülküyle Peygamber Efendimize hizmet etmiş ve Ona ilk olarak iman etmiştir. (Radıyallahu Anha) Devamını Oku

  • NÜSHA-İ KÜBRA: Büyük sahife. Kâinat, dünya, çok manayı ifade eden âlem. Devamını Oku

  • TAHARET-İ KÜBRAÂ: Cünüblük veya hayız, nifas gibi hallerden çıkmak için gusül abdesti alarak temizlenmek. Devamını Oku

  • İNSANİYET-İ KÜBRA: Büyük ve en makbul olan insânlık, yâni, İslâmiyet.(Ey Nefis! Hayr-ı mahz olan vücudu sana giydiren Hâlik-ı Zülcelâl, sana iştihalı bir mide verdiğinden Rezzak ismi ile bütün mat’umatı bir sofra-i nimet içinde senin önüne koymuştur. So a sana hassasiyetli bir hayat verdiğinden, o hayat dahi bir mide gibi rızık ister. Göz, kulak gibi bütün Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar