MAGFİRET Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MAGFİRET kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MAGFİRET: (Mağfiret) Cenab-ı Hakk'ın kullarının günahlarını örtmesi, affetmesi, rahmeti ile lütfu.

Sponsorlu Bağlantılar

MAGFİRET ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MAGFİRET-İ İLÂHİYE: Allah’ın mağfireti, affetmesi. Devamını Oku

  • GUFRAN: Cenab-ı Hakk’ın günahları affedip örtmesi, rahmeti. Devamını Oku

  • GAFFAR: (Gufran. dan) Günahları örten, günahları bağışlayıcı. Mağfireti çok. * Kullarının günahlarını afveden Cenâb-ı Hak (C.C.) Devamını Oku

  • MAUNET: Yardım. İmdat. * Azık. Yol yiyeceği. * Cenab-ı Hakk’ın salih kullarına olan imdadı, inayeti. * Huk: Masarif. Devamını Oku

  • YAĞFİRULLAH: Allah mağfiret eyler, eylesin, günahlarını örtsün (meâlinde söylenir). Devamını Oku

  • SALAVATULLAH: Allah’ın rahmet ve inayeti, kusur ve günahları aff u mağfiret etmesi. Devamını Oku

  • TENEZZÜLÂT-I İLÂHİYE: Cenab-ı Hakk kelâmiyle, kullarının anlayış seviyelerine göre konuşması ve derin hakikatları, anlıyabilecekleri ifadelerle beyan etmesi. Devamını Oku

  • MAHBUBİYYET: Sevilen olmak. Mahbub olmaklık. Sevilecek hâlde bulunuş. (Cenab-ı Hakk’ın kullarını her çeşit nimetler ile besleyip yetiştirmesi ve ihtiyaçlarına cevap vermesi; onları sevdiğini ve mahbubiyyetini gösteriyor.) Devamını Oku

  • KELİMULLAH: “Cenab-ı Hakk’ın hitab eylediği zat” (meâlindedir). Hazret-i Musa’nın (A.S.) bir ünvanıdır. Çünkü O, Tur-u Sina’da Cenab-ı Hakk’ın kelâmını, hitabını duymak mazhariyetine erişmiştir. * Resul-i Ekrem (A.S.M.) mi’rac-ı şerifinde Cenab-ı Hak ile tekellüme mazhar olduğundan bir ismi de Kelimullah’tır. Devamını Oku

  • GAYB: Gizli olan. Görünmeyen. Belirsiz. * Güman. Hislerle veya akıl ile bilinmeyen şey. (Bak: Ahbar-ı gayb)(Demek Cenab-ı Hakk’ın gayet büyük ve mükemmel bir rahmeti, re’feti ve şefkati, gaybı bildirmemektedir. Bilhassa masum hayvanlar hakkında daha tamdır. Demek sefihane lezzette sen hayvanlara yetişemezsin. Binler derece aşağı düşersin! Çünki, hayvana nisbeten gaybi olan şeyleri senin aklın görüyor. Elemini Devamını Oku

  • GAFUR: (Gaffar ile aynı mânadadır.) Çok mağfiret ve merhamet eden, suçları en çok afveden. Cenab-ı Hak (C.C.) Devamını Oku

  • ET-TEVVAB: Tevbeleri kabul edici olan Allah. Kendine tevbe ve rücu’ eden kulları çok. Tevbeyi kabulde çok beliğdir. Tevbe edeni hiç günah yapmamış gibi afv u rahmeti ile bahtiyar eder. Devamını Oku

  • AZAMET: Büyüklük. Cenab-ı Hakk’ın büyüklüğü. * Kibirlilik.(Beşerin zihni ve fikri Cenab-ı Hakk’ın azametine bir mikyas, kemalâtına bir mizan, evsafının muhakemesine bir vasıta bulmak vüs’atinde değildir. Ancak cemî masnuatından ve mecmu asarından ve bütün ef’âlinden tahassül ve tecelli eden bir vecihle bakılabilir. Evet zerre, mir’ât olur, fakat mikyas olamaz. Bu meselelerden tebârüz ettiği vechile Cenab-ı Hakk’ın Devamını Oku

  • AŞİRET: Kabile, oymak, göçebe halinde yaşıyan ekseri bir soydan gelen cemaat. Yakın akraba, âile. Devamını Oku

  • İĞRETİ: t. Ödünç, borç, kendi malı olmayan. Yerli ve sabit olmayan, muallak gibi duran. * Muvakkat, bağlı bulunmayan, geçici. * Fıtrî olmayan, sahte, sun’î. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar