MÂ-İ MASDARİYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MÂ-İ MASDARİYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÂ-İ MASDARİYE: Başında bulunduğu cümleyi masdar mânasına ve hükmüne sokar.

Sponsorlu Bağlantılar

MÂ-İ MASDARİYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MASDAR-I MİMÎ: Başında mim harfi bulunan masdar. (Ketb: Yazmak) masdarının mimisi (mekteb) olduğu gibi. Devamını Oku

  • MASDAR-I MERRE: Fiilin bir defa yapıldığını belli eden masdar. Merre, kerre, lem’a, darbe gibi, “fa’le” vezninden gelen masdarlardır. Devamını Oku

  • MASDAR-I MERRE: Fiilin bir defa yapıldığını belli eden masdar. Merre, kerre, lem’a, darbe gibi, “fa’le” vezninden gelen masdarlardır. Devamını Oku

  • HARF-İ MASDARÎ: Fiil mânasında olan bir kelimeyi, masdar mânâsına çeviren harf. Devamını Oku

  • MASDAR: Bir şeyin sudur ettiği (çıktığı) menba. * Gr: Fiilin şahsa ve zamana bağlı olmayan şekli, fiil kökü. Okumak, yazmak, kitabet, kıraat, ahz, almak… gibi. Masdar kelimesi.; ism-i mekândır, sudur etmek mânasına gelir. Fiilin mâna ve lâfız ciheti ile mebde’ ve me’hazidir. Devamını Oku

  • MASDAR-I CA’LÎ: (Mec’ul) yapma olan masdar. Arapçada, bazı isim ve sıfatların sonlarına (-iyyet) ilâve edilerek yapılır. Meselâ: İnsan: İnsaniyyet, Şâir: Şâiriyyet. Câhil: Câhiliyyet. Merbut: Merbutiyyet gibi.Arapça veya Farsça kelimenin sonuna (-îden) eki getirilerek yapılır. Meselâ: Cenk. den, Cengîden: Cenk etmek. Fehm. den, Fehmîden: Anlamak.Taleb. den, Talebîden: istemek. Devamını Oku

  • HARF-İ MEZİD: Arabçada masdar olan kelimeye harf ilâvesi ile başka masdar yapılır. Bu ilâve edilen harflere “Harf-i mezid” denir. Meselâ: kelimesinde harf-i aslî üçtür. $ (mükâtebe) dendiği zaman, “Müfâale masdarı şekline göre, mim ve elif harfleri, harf-i meziddendir” denir. Devamını Oku

  • VA’D: Söz verme. Söz verilen şey. Bir kimsenin yapacağına veya yapmayacağına dâir söz vermiş olduğu husus. Bir şeyi yapmak veya bir şey için söz vermek va’ddır. Hayır işlenecek iş için masdar “va’d” veya “vaide” dir. İşlenecek şey şer ise; ev’ide denir. Masdarı “Îâd: $ ” dır. Va’d hayırda, îâd ve vaîd şerde kullanıldığına göre; vaîd: Devamını Oku

  • SÜLASÎ MEZİD: Esası, kelime kökü üç harften ibaret olduğu halde, başka harfler ilâvesiyle, başka masdar teşkil edilmiş olur. Aslı üç harfli masdar demektir. Devamını Oku

  • HARF-İ ATIF: Gr: İki kelime veya cümleyi birbirine bağlayan harf. Vav ve fe gibi. Arabçada on şekilde harf-i atıf şunlardır: $Bunlar bir kelimeyi veya cümleyi diğer bir kelime veya cümle üzerine atıf ve rabtederler. Bu harflerden evvelkine: ma’tufun aleyh, so akine ise, ma’tuf denir. (Bak: Atf) Devamını Oku

  • SILA: Kavuşmak, ulaşmak, vuslat. * Âşıkın mâşukuna kavuşması. * Doğduğu yeri, hısım akrabayı gidip görme. * Bahşiş, hediye. * Gr: Cümlenin içinde ism-i mensub bulunmasıyla, dahil olduğu cümlenin evvelce mâlum olması iktiza eder. İçinde bulunduğu cümleyi so adan gelen cümleye bağlamaya yarayan (edip, ederek, ederken) gibi fiil şekli rabt sigası. Devamını Oku

  • CÜMLE-İ TEFSİRİYE: (Cümle-i müfessire) “Yâni, meselâ” gibi sözlerle başlayıp önceki cümleyi açıklayan cümle. Devamını Oku

  • VAV-I ATIF: Gr: Atıf vavı, kelimeyi veya cümleyi birbirine bağlayan vav harfi. (Bak: Harf-i atıf) Devamını Oku

  • MÂ-İ MEVSULE: Buna ism-i mevsul de denir. Kendinden so a gelecek küçük cümleyi daha önce geçen cümleye bağlar. $ (Ketebtu mâ kultü: Söylediğimi yazdım, ne söyledimse yazdım) cümlesinde olduğu gibi. Devamını Oku

  • TA’KİD: Edb: İbareyi veya cümleyi anlaşılmaz şekle koyma. * Düğümlenme, düğümleme. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar