Lİ-AYNİHÎ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Lİ-AYNİHÎ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

Lİ-AYNİHÎ: Kendisi ile bir. Aynı ile. * Allah tarafından emrolunan bir şeydeki güzellik, ya li-aynihi bir hüsündür veya li-gayrihi bir hüsündür. Ya kendi zatındaki bir güzellikten dolayı hasendir veya başkasında sabit bir güzellikten dolayı bir hasendir. Meselâ: Biz iman ile me'muruz. İmandaki hüsn, bir hüsn-ü zâtidir. Bu hüsün başkasından alınmış değildir. Öyle ise iman bizâtihi hasen olan bir durumdur. Biz cihad ile de me'muruz. Cihad hadd-i zatında insanları tazib, beldeleri tahribe sebeb olacağı için li-zatihi güzel değildir. Belki dini ihyaya, İslâm yurdunu muhafazaya vesile olduğu için güzeldir. Binaenaleyh cihad li-aynihi değil, li-gayrihi güzeldir, hasen'dir. (Ist.Fık.K.)

Lİ-AYNİHÎ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DARÜL HİKMETİL İSLAMİYE: (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes’elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi’nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi Devamını Oku

  • DARÜL HİKMETİL İSLAMİYE: (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes’elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi’nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi Devamını Oku

  • MAHBUB-U LİGAYRİHÎ: Faydalarından veya başkası sebebi ile sevilen. Dolayısı ile sevilen. Devamını Oku

  • HÜVE HASEN(ÜN): O bir güzeldir, hasendir. Devamını Oku

  • ŞİBH-İ HÜSN-Ü TA’LİL: Edb: Bir hâdisenin vukuuna şairane olarak ve kat’î olmayan bir sebeb göstermek. Devamını Oku

  • HÜSN-Ü MÜCERRED: Gayr olsun olmasın bizzat güzel olan şey. Bazı âza veya çizgilerin mütenasib terkib ve tertibiyle hâsıl olan hüsün, hüsn-ü mücerred değildir. Şartları zâil olsa, hüsün de zâil olur. Fakat, vücud, hayat, iman gibi varlıklar hüsn-ü mücerreddir ve bizzat güzeldirler. Güzellikleri başka şeylere bağlı değildir. * Hariçte maddi vücudu olmayan, ancak aklen mevsufsuz düşünülebilen Devamını Oku

  • HİLÂL-İ ÎD: Bayram hilali. Bayram edileceğinin anlaşılmasına sebeb olan hilâl. Devamını Oku

  • TAZALLÜM-İ HÂL: Kendine yapılan bir hâlden, hareketten dolayı sızlanmak. Hâlinden şikâyet etmek. Devamını Oku

  • LİHİKMETİN: Bir hikmete mebni olarak. Bir hikmetten dolayı. Devamını Oku

  • Lİ-MÜELLİFİHÎ: Müellifi tarafından, yazarı tarafından. Devamını Oku

  • RIZA-YI İLÂHÎ: Allah’ın kulundan memnun olması. Her hangi bir hareketinde mü’minin en yüksek derecesi.(Rıza-yı İlâhî ve iltifat-ı Rahmanî ve kabul-ü Rabbanî öyle bir makamdır ki; insanların teveccühü ve istihsanı, ona nisbeten bir zerre hükmündedir. Eğer teveccüh-ü rahmet varsa yeter. İnsanların teveccühü, o teveccüh-ü rahmetin in’ikası ve gölgesi olmak cihetiyle makbuldür. Yoksa arzu edilecek bir şey Devamını Oku

  • HÜRRİYET-İ VİCDAN: Amme hukuku ile ferdî hukuka tecavüz etmemek şartıyla herhangi bir kimsenin her hangi bir fikir veya dini kabul etmekte veya kabul etmemekte serbest olması. Ancak, İslâmiyeti kabul etmiş olan bir kimse, İslâmın esaslarını kısmen de olsa, inkâr ve reddetmekte serbest değildir; İslâm hukukunda mürted muamelesini görür. (Bak: Mürted)Dinî vazifeleri, dinin emirlerini yapmakta ve Devamını Oku

  • HÜVE AHSEN: O daha güzeldir, en güzeldir. Devamını Oku

  • HİSÎL: Dağ ağaçlarından bir cins. * Kısa boylu adam. Devamını Oku

  • ÜNVAN-I MÜLÂHAZA: Bir şeyin hakikatını bir derece düşünebilmek için olan isim, tabir ve vasıta.(Mi’raciyedeki mâceralar, mâlumumuz olan mânalarla, o kudsi ve nezih hakikatları ifade edemiyor. Belki o muhavereler birer ünvan-ı mülâhazadır; birer mirsad-ı tefekkürdür ve ulvi ve derin hakaika birer işarettir ve imanın bir kısım hakaikına birer ihtardır. Ve kabil-i tabir olmayan bazı mânalara birer Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar