LEYS (LÂYİS) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

LEYS (LÂYİS) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

LEYS (LÂYİS): (C.: Lüyus) Arslan. * Sinek avlayan örümcek. * Arasında yaş ot bitmiş olan kuru ot. * Birbirine girmiş ot. * Semiz ve şişman kimse.

LEYS (LÂYİS) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • LEYS: Adem. Yokluk. Gayr-ı mevcud. (Bunun aslı “lâyese” idi. Yâ’yı tahfif için “leyse” oldu.) Hükemâlar arasında “eys” vücud, “leys” adem mânâsında kullanılmıştır. (L.R.) * Gaflet. * Bahâdırlık, kahramanlık. * Yük çekici olmak. Devamını Oku

  • HAMÎLE: Sıklığından dolayı birbirine girmiş olan ağaçlar. * Ağaç ve ot bitmiş kumlu yer. * Döşek çarşafı. Devamını Oku

  • GAMÎS: Üstü kuru, altı yaş olan ot. * Ağaç ve otların arasında olan küçük su arkları. Devamını Oku

  • DİLHAS (DÜLÂHİS): Arslan. Çeri kimse. Devamını Oku

  • BÂKİYÂT-I SÂLİHÂT: İnd-i İlahîde ecr-i sâliha. Bâki olan sâlih ameller. * Elhamdülillah, Sübhanallah ve Allahuekber gibi kudsî kelâmlar. Devamını Oku

  • KUŞ’AM: (C: Kaşâım) Yaşlı ihtiyar, koca kimse. * Belâ. * Arslan. * Sırtlan. * Örümcek. * Karınca yuvası. Devamını Oku

  • SÂLİKÂN: (Sâlik. C.) Sâlikler. Bir tarikata girmiş veya bir şeyhe bağlanmış kimseler. Devamını Oku

  • MÜTEŞABİK(E): Beraber ve karışık olanlar, birbirine karışanlar. Birbirine karışmış ve girmiş vaziyette olan. Girift. Devamını Oku

  • DIRGAM: (C.: Darâgım) Arslan, esed, gazanfer, şir, leys, haydar. Devamını Oku

  • MAİS: Ağaçları sık bitmiş olan yer. Devamını Oku

  • ABİS: Asık suratlı, ekşi yüzlü kimse. * Arslan. Devamını Oku

  • HUNABİS(E): Arslan. * Zâlim ve kötü kimse. Devamını Oku

  • ŞÂKİ-İ SİLÂH: Harp âletleri keskin ve hazır olan kimse. Devamını Oku

  • YÜSRUG: Ot arasında olan kırmızı bir böcek. Devamını Oku

  • YÜSR (YÜSÜR): Kolaylık. Genişlik. Rahatlık. Zenginlik. Gına. Refah. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar