LEVHA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

LEVHA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

LEVHA: Üzerinde yazı veya resim bulunan, duvara asılacak kâğıt. * Bir sayfanın üzerindeki kalın yazı.

Sponsorlu Bağlantılar

LEVHA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KLİŞE: Fr. Matbaada tipografik baskıda kullanılan kabartma resim veya yazılar çıkarılmış madeni levha. Devamını Oku

  • REFF: Elbise koymak için duvara çıkıntı yapmak veya duvara tahta çakmak. Raf. Devamını Oku

  • ARSA: (C: Arasât) Bina yapılacak boş arazi parçası. Üzerindeki binası yıkılmış veya yapıya tahsis olunmuş yer. Devamını Oku

  • NİGÂRHANE: f. Resim ve heykeller bulunan yer. Resim ve heykel sergisi. * Ressamların çalıştıkları atölye. * Puthâne. * Güzelleri çok olan yer. Devamını Oku

  • KİTABE: Kabartılarak veya oyularak sert levhalar üzerine yazılan yazı. Levha olarak yazılan manzum olmayan nesir halinde levha yazma ilmi. * Mezartaşı yazısı. Devamını Oku

  • TASVİR: Hiss ve mahsusata münhasır olan ifâde. * Bir şeyi söz veya yazı ile anlatmak. Resim yapmak. * Bir şeye şekil ve suret vermek. Resim. * Edb: Görebildiğimiz ve hissedebildiğimiz şeyleri bize gösterebilecek veya hariçte vücudu olmayan fakat hissedilen şeyleri duyurabilecek meleke. Devamını Oku

  • HADIYD: (Hazîz) Oturaklı, mütemekkin, yer. * Dağ eteği. Zir. Alçak yer. * Koz: Ayın veya başka bir seyyarenin mahreki üzerinde dünyaya en yakın bir mesafede bulunan nokta. Dünya ile diğer seyyarelerin güneşin merkezinden en uzak oldukları bir nokta. Devamını Oku

  • KAMA: İki tarafı keskin, ucu sivri ve enli bıçak. * Duvara veya keresteye çakılan büyük tahta çivi. * Ağaç, kütük ve sâireyi yarmak için kullanılan ucu ince, arka tarafı kalın ağaç veya demir takoz. Devamını Oku

  • PLAN: Fr. Yapı, makine, bina…gibi yapılacak şeylerin ayrı ayrı parçalarını kâğıt üzerinde gösteren çizgilerin hepsi. Devamını Oku

  • ALBÜM: Lât. Fotoğraf resimlerini veya sair resim, şekil ve hatıraları içine alan defter veya kitap. Devamını Oku

  • FİGÜR: Fr. Oyuncunun hareketi. * Resim, şekil, canlı resim. * Mecaz. Devamını Oku

  • TASAFFUH: Yaprak yaprak olma. * Levha biçiminde olma, levha hâline konulma. Devamını Oku

  • RESSAM: Resim yapan, resim çizen. Devamını Oku

  • METALİ': Matla’lar. Tulu’ edecek yerler veya zamanlar. Güneş veya benzerinin doğduğu yerler. * Ast: Herhangi bir yıldızın i’tidal-i rebii (Arz’ın güneş etrafındaki gezmesinde, 20 Mart’ta bulunduğu) noktasından geçmek üzere başlangıç kabul edilen daire ile bu yıldızın semavî istiva dairesi üzerindeki ara kesitleri arasında kalan kavis. * Edb: Kaside veya gazelin ilk beyitleri. Devamını Oku

  • MASLAK: Su yolu üzerinde bulunan su haznesi. * Dâima akan su borusu. * Büyük yalak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar