LEV’A-İ KALB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

LEV’A-İ KALB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

LEV'A-İ KALB: İç yanıklığı, gönül acısı.

Sponsorlu Bağlantılar

LEV’A-İ KALB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • RİKKAT-İ KALB: Kalb rikkati, kalb yufkalığı. Devamını Oku

  • SEVAD-ÜL KALB: Kalbin ortasında var olduğu farzedilen kara leke. (Bak: Süveyda-ül kalb) Devamını Oku

  • KALB-İ ÂHENİN: Demir gibi metin ve sağlam olan kalb. Devamını Oku

  • SÜVEYDA-ÜL KALB: (Sevâd-ül kalb, Sevdâ-ül kalb) Kalbin ortasında varlığı kabul edilen siyah nokta. Kalbdeki gizli günah. Buna Habbet-ül kalb, Esved-ül kalb de denir. Kalbdeki basiret mahalli diye bilinir. Eskiden bir kısım muhakkikler, kalbin mezkur mahalline; Mahall-i ulum-u diniyye demişler. Ekseriyyetle mahall-i idrak ve basiret olarak kabul edilir. Bir kısım âlimler de “Kalbin dahili olan akıldan Devamını Oku

  • HUZUR-U KALB: Kalb huzuru, gönül rahatlığı. Devamını Oku

  • DARABAN-I KALB: Kalb çarpıntısı, kalbin vuruşu. Devamını Oku

  • EMRAZ-I KALBİYE: Kalb hastalıkları.(Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da ulum-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir. Demek mânevi olan hastalıklar, insanları aklî ilimlere teşvik ve sevkeder. Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye mübtelâ olur!.. M.N.) Devamını Oku

  • ZİKR-İ KALBÎ: Kalb ile yapılan, sessiz zikir. Devamını Oku

  • KALB-İ MECRUH: Yaralı kalb. Devamını Oku

  • KALB-İ METRUK: Terkedilmiş kalb, bırakılmış gönül. Devamını Oku

  • BASİRET-İ KALB: Gönül uyanıklığı. Kalb basireti. Devamını Oku

  • DÂ-ÜL-KALB: Tıb: Kalb hastalığı, yürek çarpması. Devamını Oku

  • METANET-İ KALBİYE: Kalb sağlamlığı. Devamını Oku

  • KALB-İ MUZTARİB: Iztırab çeken kalb. Devamını Oku

  • DELAİL-İ KALBİYE: Kalbe âid deliller. Kalb ile bilinen deliller. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar