LATH Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

LATH kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

LATH: Her şeyin azı. * Bulaşmak ve karışmak. * Birine iftira atmak.

Sponsorlu Bağlantılar

LATH ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TAKZİF: Çok iftira atmak. Devamını Oku

  • MÜTECENNİ: Meyve devşiren, meyve toplayan. * Birine suç isnad eden, iftira atan. Müfteri. Devamını Oku

  • HÜCUM: Saldırma. Hamle ile ileri atılmak. * Sert sözle birine çatmak, karşı çıkmak. Devamını Oku

  • İKTİNAF: Bir şeyin etrafını kuşatmak. * Deve için ağıl edinmek. Devamını Oku

  • İNA': Kap-kacak, tencere gibi lüzumlu ev eşyası. * Bir şeyin vakti gelip çatmak. Devamını Oku

  • İNTİKAL: Bir yerden bir yere nakletmek. Tebdil-i mekân etmek. * Göçmek, geçmek. * Sirâyet. Bulaşmak. * Bir şeyin miras olarak kalması. * Bir mes’eleden diğer bir hususu veya neticeyi anlamak. Devamını Oku

  • SERMELE: Yemeği sakalına döküp ellerini bulaştıra bulaştıra yemek. Devamını Oku

  • MÜLEVVES: Kirli. Pis. Bulaşık. Bulaştırılmış. * Alıkoyulup so aya bırakılmış veya durdurulmuş olan. * Tazelenmek için suda ıslatılmış şey. * Karışık, intizamsız. Devamını Oku

  • ALAYİŞ: f. Bulaşıklık, bulaşma. * Debdebe, tantana, gösteriş. Devamını Oku

  • MÜTELATTIH: Bulaşan, bulaşık olan (yağ, çamur v.s.) Devamını Oku

  • HASR: Bir şeyin içine alma. Yalnız bir şeye mahsus kılma. * Bir çember içine almak. Askerle etrafını kuşatmak. * Sıkıştırma. Kısaltma. * Okurken tutulup kalmak. * Vakfetmek. * Zaman ayırmak. Devamını Oku

  • TAHR: Uzaklaştırmak. Irak etmek. * Atmak. * Göz çapağını dışarı atmak. * Seri, hızlı. * Oku uzak giden yay. Devamını Oku

  • FİTİL: Eskiden ağırlık ölçüsü olarak kullanılan dirhemin kesirlerinden biri. Dirhemin dörtte birine: denk; dengin dörtte birine: Kırat; Kıratın dörtte birine: Fitil denilir. * Eski Fitilli tüfeklerin namlusundaki baruta ateş vermek için kullanılan kükürtlü ip veya kaytan parçası. * Topa veya lâğıma ateş vermek için baruta ıslak batırılıp güneşte kurutulmuş bükme. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • LEVS: Pislik, murdarlık. Kir. * Zor. Kuvvet. * Tam olmayan, zayıf beyyine. * Bir şeyi ağızda öte beri gevelemek. * Deprenmek. * Bulaştırmak ve karıştırmak. Bulaşıklık. * Cerâhet, yara. Devamını Oku

  • İSTİNCAS: Bulaşma veya bulaştırma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar