LÂM-I TA’RİF VEYA LÂM-I İSTİĞRAK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

LÂM-I TA’RİF VEYA LÂM-I İSTİĞRAK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

LÂM-I TA'RİF VEYA LÂM-I İSTİĞRAK: Kelimenin mânâsını umuma teşmil ettiği için, istiğrak mânâsı verilir. El-i istiğrak veya harf-i ta'rif de denir. Meselâ: Hamd kelimesi herhangi bir hamdi ifâde ettiği halde; El-Hamd dediğimiz zaman her ne kadar hamd varsa, bütün hamd ve senâlar mânâsına gelir. Bu, harf-i ta'rif ile olur. Harf-i ta'rif bir kelimeyi belirsiz halden belirli hâle koyar. Muayyeniyyet mânâsını verir. Bunlar elif ve lâm harflerinden teşekkül eder. El-Mekteb'de olduğu gibi. Mekteb herhangi bir mektebdir. El-Mekteb dendiğinde bizce muayyen, belli olan bir mekteb mânâsını ifade eder. Başına harf-i ta'rif gelen kelimeden tenvin kalkar. Nekre iken ma'rife olur.

LÂM-I TA’RİF VEYA LÂM-I İSTİĞRAK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HENDESE-İ MÜLKİYE MEKTEBİ: Osmanlı İmparatorluğu devrinde mühendis yetiştirmek gayesiyle açılan mekteb. XIX. yy. sonlarına kadar memlekette belediye ve mimarî işlerde vazife alacak mühendis bulunmuyordu. Nafia Nezareti bu ihtiyacı nazar-ı itibara alarak bir mühendis mektebi kurulmasının lüzumlu olduğunu ileri sürünce, padişahın emriyle 1884 yılında mekteb açıldı. Ve ilk mezunlarını1888 yılında verdi. 1909 tarihinde ise okulun adı, Devamını Oku

  • MEKTEB-İ HUSUSÎ: Özel okul, hususi mekteb. Devamını Oku

  • MEKTEB-İ ÂLÎ: Yüksek mekteb, yüksek okul. Devamını Oku

  • DÂR-ÜL MAARİF: Sultan Mecid zamanında Valide Sultan’ın İstanbul’da Sultan Mahmud türbesi civarında yaptırmış olduğu mekteb. Devamını Oku

  • DÂR-ÜL MAARİF: Sultan Mecid zamanında Valide Sultan’ın İstanbul’da Sultan Mahmud türbesi civarında yaptırmış olduğu mekteb. Devamını Oku

  • MEKTEB-İ LEYLÎ: Yatılı mekteb, yatılı okul. Devamını Oku

  • LÂ: Arabçada kelimenin başında nefy edatı’dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. “Yoktur, değildir” gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: “Sıhhati zâil olmasın” sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba’dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ “Şeref edeb iledir, neseb ile değildir” sözündeki Devamını Oku

  • MEKTEB-İ İBTİDAÎ: İlk mekteb, ilk okul. Devamını Oku

  • KANTİN: Fr. Kışla, fabrika, mekteb gibi yerlerde bakkal veya aşcı dükkânı. Devamını Oku

  • MAHREC: Çıkacak yer. * Ses ve harflerin ağızdan çıktıkları yer. * Mat: Bayağı kesirde çizginin altındaki sayı. (Payda) * Hususi bir meslek için adam yetiştirmeğe mahsus mekteb ve dâire. (Meselâ: Mekteb-i fünun-u harbiye zâbit mahrecidir.) * Tarik-i ilmiyede büyük bir pâyeye vesile-i irtika addolunan bir rütbe. * Mevleviyet. * Dahilde çıkarılan mahsulât ve emtianın sarfı Devamını Oku

  • MİN: Arabçada harf-i cerrdir. 1- Mekân ve bir şeye başlamayı ifâde eder.Meselâ: $ “Haftadan haftaya” da olduğu gibi.2- Teb’iz için olur. Meselâ: $”Kim bir kavme benzemeğe özenirse onlardan sayılır” cümlesinde olduğu gibi. Bazılarını, bir kısmını ifâde ediyor. 3- Cinsi beyan için olur. Meselâ: $ “İşlediğiniz hayrı Allah bilir” cümlesinde “min” tebyine (açıklamaya) vesile oluyor.4- Bedel-i Devamını Oku

  • DEFTER-İ A’MÂL: İnsanların amellerinin iyilik veya, kötülüklerinin meleklerce kaydolunduğu manevî defter.( $ kelimesiyle ifade eder ki: Haşirde herkesin bütün a’mâli bir sahife içinde yazılı olarak neşrediliyor. Şu mes’ele kendi kendine çok acib olduğundan akıl ona yol bulamaz. Fakat, surenin işaret ettiği gibi haşr-i bahâride başka noktaların naziresi olduğu gibi, şu neşr-i suhuf naziresi pek zâhirdir. Devamını Oku

  • SÜMME: So a, ba’dehu gibi mânalara gelen bir zarftır. Bazan istiâre olarak “vav” mânâsına da kullanılır. * Harf-i atıftır. So aki mânayı evvelkiyle bağlar veya tertib, mühlet iktizasını ifade eder. Devamını Oku

  • NEHARÎ: Gündüzlü, gündüz ile alâkalı. * Yatılı olmayan mekteb veya talebe. Devamını Oku

  • MASDAR-I MİMÎ: Başında mim harfi bulunan masdar. (Ketb: Yazmak) masdarının mimisi (mekteb) olduğu gibi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar