LAHM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

LAHM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

LAHM: Et. Her şeyin içi ve üzeri. * Bir işi sağlam kılmak. * Kırık şeyi kuyumcunun yapıştırması. Lehimlemek. * Bir yerde ilişip kalmak.

Sponsorlu Bağlantılar

LAHM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • LAHM Ü ŞAHM: Et ve yağ. Devamını Oku

  • İŞTİVA-YI LAHM: Etin kızarması. Devamını Oku

  • ÂKİL-ÜL LAHM: Etle beslenen, et yiyici. Devamını Oku

  • ASİLE: (C.: Asâil) Bir şeyin tamamı, bütünü. * Öğleden so anın son kısmı, akşam üzeri. * Ölüm, mevt. Devamını Oku

  • TEDEFFUK: Suyun fışkırması. Atılmak. * Dökülmek. Devamını Oku

  • İSNA: Yukarı kaldırmak, yükseltmek. * Değerini yükseltme. * Ateş alevinin yükselmesi. * Bir sene bir yerde kalmak. Devamını Oku

  • TAHALLÜD: (Huld. dan) Bir yerde devamlı kalmak. Devamlı olmak. Devamını Oku

  • İKAMET: Bir yerde kalmak. Oturmak. * Müezzinin kamet getirmesi. Devamını Oku

  • TEFRİT: Ortalamanın yani vasatın çok altında kalmak, geride kalmak. Normalden aşağı olmak. (İfratın zıddı) Devamını Oku

  • TAHALLİ: (Halâ. dan) Boşalmak. Boş kalmak. Tenhaya çekilmek. Yalnız kalmak. Devamını Oku

  • MERFUÂT: Bir yerde kullanılmak için kaldırılan eski eşya. * Gr: Mazmum olan, zamme ile harekelenmiş kelimeler. Devamını Oku

  • HASR: Bir şeyin içine alma. Yalnız bir şeye mahsus kılma. * Bir çember içine almak. Askerle etrafını kuşatmak. * Sıkıştırma. Kısaltma. * Okurken tutulup kalmak. * Vakfetmek. * Zaman ayırmak. Devamını Oku

  • ŞÜZUZ: (Şâzz. dan) Kaide ve kanun dışı kalmak. Yalnız kalmak. * Karşı olmak, muhalif olmak. Devamını Oku

  • GAYBET: Başka yerde bulunmak. Hazırda olmamak. Gıybet. Bir şeyin diğer bir şey içinde gaib olması. (Bak: Gıybet) Devamını Oku

  • REHİN: (Rehn-Rehine) Bir şeyin yerine teminat olarak tutulmuş olan şey, rehin edilmiş. * Mevkuf ve mahpus kılmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar