KÜLL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

KÜLL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KÜLL: Hep, tüm, bütün. Çok. Cüz'lerden meydana gelen.Bütün cüzlerin şumul ve istiğrak üzere ifadeleri. (L.R.)

KÜLL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KÜLLÎ: Külle mensub. Cüz’iyat ve ferdlerden meydana gelmiş olan. Umumi, bütün. * Çok, ziyade, fazla. * Man: İnsan dediğimiz zaman küll’ü ve küllîyi ifade etmiş oluyoruz. İnsanın eli, ayağı, kolu, gözü dersek cüz’ ve cüz’îyi ifade etmiş oluruz. Dünya denilirse küll; dünyanın karaları, kıt’aları veyahut denizleri dediğimiz zaman küll’ün eczasını ifade etmiş oluyoruz. Küll, cüz’lerden Devamını Oku

  • KÜLLİYEN: Kâmilen, tamamen. Cüz’î olmamak üzere. Büsbütün. Tamamıyla, toptan, kâffesi. Devamını Oku

  • KİNETİK: Fr. Hareketle alâkalı. Hareket dolayısıyla meydana gelen, hareketli. Devamını Oku

  • AKL-I KÜLLÎ: Kâinatta görülen umumi ahenk. Her şeyi kavrayan akıl. Devamını Oku

  • ŞÜKR-Ü KÜLLÎ: Umumi nimetler için yapılan şükür.(Eğer desen: “Şu küllî hadsiz ni’metlere karşı, nasıl şu mahdut ve cüz’î şükrümle mukabele edebilirim?”Elcevab: Küllî bir niyetle, hadsiz bir itikad ile… Meselâ nasılki, bir adam beş kuruş kıymetinde bir hediye ile, bir padişahın huzuruna girer ve görür ki, herbiri milyonlara değer hediyeler, makbul adamlardan gelmiş, orada dizilmiş. Onun Devamını Oku

  • ÂKİL-ÜL KÜLL: Herşeyi yiyen. Devamını Oku

  • ÜSTAD-I KÜLL: Herkesin üstadı. Her çeşit ilimde çok ileri bilgisi olan. Devamını Oku

  • MERCİ’-İ KÜLL: Bütün işler için müracaat edilen makam. Devamını Oku

  • HUSUF-İ KÜLLÎ: Ayın tamamen tutulması. Devamını Oku

  • MENZİL-İ KÜLLÎ: Mahrekin en son noktasına kadar olan mesâfe. Devamını Oku

  • İCAZET-İ KÜLLÎ: Vaktiyle Osmanlı serdarlarına ve sefirlerine müsâlaha, muahede akdi ve sair işler hakkında verilen mezuniyet. Tam salâhiyet demektir. Bu salâhiyeti alan kumandan veya sefir, üzerine aldığı işi merkezden sormaya ihtiyaç kalmadan maslahatın icabettirdiği ve kendi aklının erdiği vechile yapıp bitirirdi. Devamını Oku

  • KÜLLİYAT: (Külliyet. C.) Bütün. Hepsi. Hepsi birden. * Bir müellifin bütün eserleri. Devamını Oku

  • LAFZ-I KÜLLÎ: Man: Mânâsı umumi ve herkesçe müşterek olan lâfız. “İnsan” gibi. Devamını Oku

  • KÜLLİYE: (Külliyet) Bütünlük, umumilik, genellik. * Bolluk, çokluk, ziyadelik. * Tar: Osmanlı İmparatorluğu zamanında Arap vilâyetlerinde bazı medreselere, üniversite karşılığı verilen ad. Devamını Oku

  • ALLÂME-İ KÜLL: Bir şeyin ilmine vâkıf olan. Bir hususda ihtisas sahibi olan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar