KUDRET-İ KÜLLİYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

KUDRET-İ KÜLLİYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KUDRET-İ KÜLLİYE: Cenab-ı Hakk'ın küllî ve mutlak olan kudreti.

KUDRET-İ KÜLLİYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KUDRET-İ İLÂHİYE: Allah’ın kudreti.(Cenab-ı Hakk’ın kudret, ilim, iradesi; şemsin ziyâsı gibi bütün mevcudata âmm ve şâmil olup, hiçbir şeyle müvazene edilemez; Arş-ı Azama taalluk ettikleri gibi, zerrelere de taalluk ederler. Cenab-ı Hak, şems ve kameri halkettiği gibi, sineğin gözünü de O halketmiştir. Cenab-ı Hak; kâinatta vaz’ettiği yüksek mizan gibi, hurdebinî hayvanların bağırsaklarında da pek ince Devamını Oku

  • MATBAHA-İ KUDRET: Cenab-ı Hakk’ın âşikâr kuvvet ve kudreti ile bahçe, bağ, tarla ve bostan gibi yerlerde pişmiş gibi hazır gıda maddelerinin yetiştiği yer. Kudret mutbahı. Devamını Oku

  • MEVAHİB-İ KUDRET: Cenab-ı Hakkın verdiği nimetler. Devamını Oku

  • YED-İ KUDRET: Allah’ın kudreti ve kudretinin tasarrufu. Devamını Oku

  • İN’AMAT-I KÜLLİYE: Bütün in’amlar. Cenab-ı Hakk’ın mahlukata, hususan insanlara hadsiz nimetler ihsan etmesi. Devamını Oku

  • ÂYÂT: (Âyet. C.) Âyetler. * Cenab-ı Hakk’ın sıfât ve kudreti hakkında görülen âşikâr deliller, bürhanlar. * Menziller. Mekânlar. Devamını Oku

  • VAZİFE: Bir kimsenin yapmaya mecbur olduğu iş. Yapılması birisine havale edilen şey. Kıymet verilen iş. * Ücret.(Tarîk-ı Hakta çalışan ve mücahede edenler, yalnız kendi vazifelerini düşünmek lâzım gelirken, Cenab-ı Hakk’a aid vazifeyi düşünüp, harekâtını ona bina ederek hataya düşerler.Meşhurdur ki: Bir zaman İslâm kahramanlarından ve Cengiz’in ordusunu müteaddit defa mağlup eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, Devamını Oku

  • YEDULLAH: Cenab-ı Hakk’ın kudreti, yardımı. Devamını Oku

  • SIFÂT-I SÜBUTİYE: Cenab-ı Hakk’ın sıfatları: Hayat, İlim, Sem’, Basar, İrade, Kudret, Kelâm, Tekvin sıfatları. Bunlara “Sıfât-ı semaniye” de denir. Devamını Oku

  • KAİDE-İ KÜLLİYE: Açık ve sarih olan kaide ve hüküm. Herşey hakkında tatbik edilebilen, umumi kaide. Devamını Oku

  • FITRAT-I İLÂHİYE: San’at-ı Rabbaniye ve kudret-i İlâhiyenin dâima değişen bir defteri olan ve yanlış olarak “Tabiat” namı verilen Cenab-ı Hak’ın fıtrat kanunları ve mahlukatın yaradılışı. Devamını Oku

  • KESB-İ KUDRET: Kudret ve kuvvet kazanma. Devamını Oku

  • İCRAAT-I CELİLİYE: Allah (C.C.)ın celalî sıfatına yani, kibriya ve azametine delâlet eden, kudret-i hakkı ile hâsıl olan icraatı. Devamını Oku

  • KİBRİYA: Azamet. Cenab-ı Allah’ın azameti ve kudreti, her cihetle büyüklüğü. Devamını Oku

  • KERAMET-İ KEVNİYE: Kudret-i Rabbaniyenin ihsanı ile letâfet kesbedip havada uçmak, uzun yolu kısa zamanda gitmek, bir mü’minin bir sıkıntısı hâlinde Cenab-ı Hakk’a dua edip ind-i İlâhîde makbul bir zâttan yardım istemekle, o zatın, izn-i İlâhi ile o muztar kimsenin imdadına yetişmesi, kale gibi muhkem bir yerde üzerinden kilitli muhkem bir hücresinde hapis olan bir zatın, Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar